Diş Beyazlatma Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Diş beyazlatma; kötü alışkanlıklar, genetik yapı, içilen sulardaki flor miktarı ve çocukluk döneminde oluşan yapısal bozukluklar ve benzeri sonucu dişlerinde renk değişimi olan kişilerin başvurduğu bir tedavi yöntemidir. Sağlıklı ve beyaz dişler kimileri için büyük önem taşımakta, düzelmediği takdirde psikolojik bozukluklara kadar gidebilmektedir. Bembeyaz ve estetik bir dişlere sahip olmak isteyenler karbonatla diş beyazlatma, diş beyazlatma kalemi ve diş beyazlatıcı macunlar kullanır. Bunların yanında en etkili ve başarılı sonuçlar veren ofis tipi ve ev tipi diş beyazlatma olmak üzere iki tip diş beyazlatma yöntemi daha bulunmaktadır. Günümüzde ofis tipi diş beyazlatma ofis bleaching, ev tipi diş beyazlatma ise home bleaching olarak bilinmektedir. Dişlerde meydana gelen lekelenme ve renklenme diş beyazlatma(bleaching) yöntemiyle giderilmektedir. Diş beyazlatma aynı zamanda diş ağartma olarak da anılmakta ve uzman doktorlar tarafından yapıldığında diş ağartma işlemi başarılı sonuçlar vermektedir. Günümüzde sık olarak kullanılan ofis tipi diş beyazlatma, hastane ortamında uzman doktorlar eşliğinde beyazlatıcı jel ve ışık kullanılarak dişlerin 3-4 ton açılmasıdır. Ev tipi diş beyazlatma ise hastanın dişlerinden ölçü alınıp diş yapısına uygun plak üretilerek hastaya evde kendi kendine nasıl uygulayacağı anlatılır ve düzenli olarak 2 hafta kadar kullanır. Diş beyazlatma yöntemleri hastanın diş yapısına bakılarak kararlaştırılmaktadır.

Bu yazımızda diş beyazlatma zararlı mı, diş beyazlatma kalıcı olur mu, diş beyazlatma fiyatları ne kadar ve diş beyazlatma yöntemleri nelerdir sorularına cevaplar vereceğiz.

Diş beyazlatmanın zararı var mı?

Diş beyazlatma yöntemlerinde kullanılan jeller dişlerde az miktarda hassasiyete neden olabilir fakat bu durum geçicidir. Diş beyazlatma dişlere, diş etine ve ağza zarar vermemektedir.

Diş beyazlatma kalıcı olur mu?

Diş beyazlatma işlemi hastada uzun süre kalıcı bir işlemdir. Fakat kişinin beyazlatma işlemi sonrası aşırı sigara ve kahve tüketiminde dişler eski rengine dönüşebilir. Diş beyazlığının kalıcılığı için hasta uzman doktor tarafından bilgilendirilmektedir.

Diş beyazlatma fiyatları ne kadar?

Diş beyazlatma fiyatları; kişinin diş yapısına, diş yapısına uygun seçilen yönteme ve işlemin yapılacağı hastaneye göre farklılık göstermektedir. Diş beyazlatma, diş beyazlatma fiyatları hakkında ayrıntılı bilgi için hastanemiz ağız ve diş sağlığı servisi ile iletişime geçebilir, whatsapp bilgi hattından bize sorabilirsiniz.

Diş beyazlatma yöntemleri nelerdir?

Günümüzde diş beyazlatma adına uygulanan yöntemler ofis tipi yani ofis bleaching, ev tipi yani home bleaching yöntemleridir. Bunlara ek olarak lazer yöntemiyle de diş beyazlatma yapılmaktadır. Ofis tipi diş beyazlatma yönteminde amaç, hastanın diş yapısına uygun yapılan plaklarla beyazlatıcı jeller kullanılarak renk tonunun 3-4 ton açılmasıdır. Ev tipi diş beyazlatmada ise yine uygun plaklar yardımıyla hastanın anlatılan programa göre kendisinin uygulamasıdır. Lazerle diş beyazlatma yöntemi de diş beyazlatma jellerinin etkisinin arttırılması sağlanır ve genellikle dişte oluşan renklenmelerin önüne geçilmediği durumlarda yapılmaktadır.

Diş beyazlatma, zamanla sararan dişler için yapılan bakımın adıdır. Dişler kişinin tükettiği besinler nedeniyle zamanla sararır. Bu da dişlerin beyazlığını kaybetmesi anlamına gelir.

Dişler, ne kadar bakım yapılırsa yapılsın bazı besinlerin sık tüketilmesi nedeniyle sararma eğilimi gösterir. Bu durum estetik açıdan birçok sorun oluşturmaktadır. Dolayısıyla kişiler sosyal yaşamlarında gülüş isteklerini bu nedenle kaybedebilirler. Diş beyazlatma tam da bu noktada gerekli olan tedavi yöntemidir.

Diş beyazlatma işlemi iki şekilde yapılır. Birincisi ofis tipi, diğeri ise ev tipidir. Ofis tipi diş beyazlatma diş doktoru tarafından muayenehanede uygulanır. Bu uygulamada diş etleri koruyucu madde ile kaplanır ve izole edilir. Dişlerin üzerine ise beyazlatıcı etkisi olan madde sürülür. Ev tipi diş beyazlatmada ise, doktor tarafından kişiye özel bir tedavi olarak uygulanır. Dişlerin yapısına ve sarılık durumuna göre plak hazırlanır. Kişi bu plakları evde genellikle uyku sırasında kullanır. 4 ila 6 saat kadar uygulanır ve 15 gün sonunda kişinin daha beyaz dişleri olur.

Kişinin hangi diş beyazlatma tipine ihtiyacı olduğu beyazlık tonuna göre değişmektedir. Dişlerin renginin birkaç ton açılmasını istiyorsanız ev tipi ve ofis tipi yeterlidir. Ancak daha fazla açılması için her ikisinin bir arada uygulanacağı yöntem tercih edilebilir.

Diş beyazlatma yöntemleri aynı anda kullanılır mı?

Diş beyazlatma yönteminde kullanılan ofis tipi ve ev tipi beyazlatma işlemleri birbirinden farklı tedavi yöntemidir. Ancak bu iki yöntem kombine beyazlatma yöntemi ile birlikte bir arada kullanılabiliyor. Diş doktorunun muayenehanesinde ofis tipi beyazlatma yapılırken bunu desteklemek için özel hazırlanan plakların evde kullanılması ile birlikte daha verimli bir süreç izlenebilir. Ofis tipinin yapılmasının akabinde iki ila üç gün sonra ev tipi beyazlatma işlemi kişi tarafından yapılabilir.

Diş beyazlatma sonrası sızlama ne zaman geçer?

Diş beyazlatma sonrasında hassasiyet oluştuğu bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla bu işlemi yaptıracak kişilerin bu problemi önceden bilmeleri gerekiyor. Genellikle ofis tipi beyazlatmalarda ilk 24 saat ağrı ya da sızlama söz konusu olabilir.  Hassasiyet nedeniyle bu dönemde aşırı sıcak ve aşırı soğuk gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Bu durum genel olarak kendi kendine ortadan kalkmaktadır. Eğer herhangi bir değişiklik olmazsa doktorunuz konu ile ilgili birtakım ilaçlar tavsiye edebilir. Hassasiyetler zaman zaman 1 ila 3 gün arasında da geçebilmektedir.

Her dişe beyazlatma yapılabilir mi?

Diş beyazlatma işlemi renk skalasında beyaza yakın olan dişlere yapılmamaktadır. Bu durum tavsiye edilmemekle birlikte diş sağlığını da tehlikeye atabilecek bir durumu tetikleyebilir. Ancak diş rengi, gri, sarı olan kişilere bu işlem yapılabilmektedir.

Bunun yanı sıra diş eti sorunları olan diş eti hastalığı taşıyan kişilerin de diş beyazlatma yaptırması pek mümkün değil. Kaldı ki öncesinde diş beyazlatma işlemi doktor muayenesinden sonra gerçekleşmektedir.

Diş beyazlatma, diş estetiğini artıran popüler bir kozmetik uygulamadır. Bu prosedür, diş minesindeki lekeleri gidermek için kullanılan bir dizi yöntemle yapılır. Genellikle hidrojen peroksit veya karbamid peroksit içeren jeller veya diş macunları kullanılarak gerçekleştirilen bu işlem, diş yüzeyindeki renk değişimlerini azaltarak daha beyaz bir gülümseme elde etmeyi amaçlar.

Diş Beyazlatma Güvenli mi?

Diş beyazlatma, doğru yöntemlerle ve uzman kontrolünde yapıldığında genellikle güvenli bir kozmetik prosedürdür. Hidrojen peroksit veya karbamid peroksit içeren diş beyazlatma ürünleri, diş yüzeyindeki lekeleri parçalayarak etki eder. Ancak, aşırı kullanım veya doğru olmayan yöntemler diş mine zararına neden olabilir. Profesyonel diş hekimleri tarafından yapılan diş beyazlatma işlemleri genellikle güvenli ve etkilidir.

Diş Beyazlatma İşlemi Ne Kadar Sürer?

Diş beyazlatma işlemi, kullanılan yönteme ve bireyin diş yapısına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Evde kullanılan diş beyazlatma kitleri genellikle birkaç hafta içerisinde etkisi gösterir.

Profesyonel diş hekimi tarafından yapılan ofis içi beyazlatma prosedürleri ise genellikle 1 ila 2 saat arasında tamamlanır. Bu süreçte, özel ışık veya lazerle aktive edilen beyazlatma jelleri kullanılır.

Diş Beyazlatma Sonrası Diş Hassasiyeti

Diş beyazlatma sonrası ortaya çıkabilen diş hassasiyeti, genellikle geçici bir durumdur. Beyazlatma işlemi sırasında kullanılan kimyasallar, diş minesinin geçici olarak daha geçirgen hale gelmesine neden olabilir. Bu durum, sıcak, soğuk veya tatlı yiyeceklere karşı artan hassasiyete yol açabilir. Hissedilen hassasiyet genellikle birkaç gün ila birkaç hafta içinde azalır.

Diş Beyazlatma Sonrası Beslenme Önerileri

Diş beyazlatma sonrasında, elde edilen etkilerin uzun süreli olabilmesi için dikkatli bir beslenme yaklaşımı benimsemek önemlidir. Renkli içeceklerden, özellikle kahve ve kırmızı şaraptan kaçınılmalıdır, çünkü bu tür içecekler diş rengini etkileyebilir. Ayrıca, asitli gıdalardan ve içeceklerden uzak durmak da diş minesini koruma açısından önemlidir.

Diş Beyazlatma İşleminin Yan Etkisi Var mı?

Diş beyazlatma işleminin genellikle güvenli olduğu kabul edilse de, bazı yan etkiler ortaya çıkabilir. Özellikle aşırı kullanım veya uygun olmayan yöntemlerle yapılan beyazlatma, diş hassasiyetine, diş eti irritasyonuna ve mine hasarına neden olabilir. Hidrojen peroksit içeren ürünlerin aşırı kullanımı, diş minesini zayıflatarak kalıcı hasarlara yol açabilir.

Diş Beyazlatma Sonuçlarını Uzun Süre Koruma Yolları

Diş beyazlatma sonuçlarını uzun süre korumak için düzenli diş bakım alışkanlıkları benimsemek önemlidir. Florid içeren diş macunları kullanmak, diş minesini güçlendirerek renk değişimini önleyebilir. Renklendirici içeceklerden kaçınmak, özellikle kahve ve kırmızı şarap gibi, diş rengini koruma açısından etkili olabilir. Ayrıca, sigara içmekten kaçınmak da dişlerin rengini korumaya yardımcı olabilir.

Diş Beyazlatma İşleminin Ömrü Ne Kadardır?

Diş beyazlatma işleminin ömrü, kullanılan yöntem, bireyin diş bakım alışkanlıkları ve yaşam tarzına bağlı olarak değişebilir. Profesyonel ofis içi beyazlatma işlemleri genellikle daha uzun süre etkili olabilir, ancak bu süreç değişkenlik gösterir.

Formu doldurun, sizinle hemen iletişime geçelim !

    * Verdiğiniz kişisel veri ve iletişim bilgileriniz, Kaş Sağlık Hizmet ve Ürünleri Kimya San. Tic. Ltd. Şti (Kaş Tıp Merkezi) tarafından Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kayıt altına alınır, işlenir ve muhafaza edilir. Detaylı bilgi için kişisel verilerin korunması ve işlenmesi politikamızı* ve aydınlatma metnini* okuyabilirsiniz.

    Ağız ve Diş Sağlığı

    Güzel bir gülümseme kadar insanı güzel gösteren başka bir şey yoktur. Parlak dişlere ve sağlıklı bir ağıza sahip olmanın yolu da ağzımıza gereken önemi göstermekten geçer.

    Dolgu, köprü, implant, diş eti hastalıkları , çapraşık diş tedavisi gibi her türlü diş hastalığının teşhis ve tedavisi kliniğimizde gerçekleştirilmektedir. Diş ünitelerimizde Avrupa’dan ithal son model cihazlarla muayene ve tedaviler yapılmaktadır. Hijyen ve sterilizasyona azami dikkat edilmekte, muayene aletleri tek tek paketlenerek sterilize edilmektedir.

    İmplant

    Diş eksikliği hem estetik hem de fonksiyonel olarak kişiye birçok problem yaratmaktadır. Kişi etkin bir çiğneme gerçekleştirememekte, ağız kapanışında yaşayabileceği sorunlar sonucunda çene ekleminde istenmeyen durumlar oluşabilmektedir. Sağlık problemlerinin yanında oluşan estetik dışı görüntü kişide özgüven kaybına yol açmaktadır.

    İmplant; eksik dişlerin yerine konması amacıyla çoğunlukla vida şeklinde olan, çene içine yerleştirilen yapay bir diş köküdür. İmplantlar genellikle titanyumdan yapılmaktadır. Titanyum implantlar yüksek doku uyumu nedeniyle yüksek başarı oranına sahiptir. İmplant, tek diş eksikliğinden hiç dişi olmayan hastalara kadar çok geniş bir yelpazede uygulanabilir olduğu için diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

    İmplant işlemi iki aşamadan oluşmaktadır. Daha ileri cerrahi uygulama gerektiren durumlar haricinde standart bir implant uygulamasında, ilk etapta implantın yerleştirileceği bölge lokal anesteziyle uyuşturulur. Ardından diş eti kaldırılarak daha önce belirlenmiş olan kemik kalınlığı ve yüksekliğine uygun olarak implant için kemikte yer hazırlanarak implant yerleştirilir. İkinci aşamada ise implantın çeneyle bütünleşmesi için bir süre beklenildikten sonra implantın üzeri açılır ve dişi taklit eden kısım yerleştirilerek protez işlemlerine başlanır.

    İmplantın vücut tarafından reddedilmesi söz konusu değildir. Ancak iyileşme döneminde ortaya çıkabilecek enfeksiyonlar, ağız hijyenine dikkat edilmemesi, aşırı alkol ve sigara tüketimi gibi etkenler implantın kemik ile birleşmesini engelleyebilir.

    Düzenli diş hekimi kontrolü ve iyi bir ağız hijyeni ile implantlarınızı uzun yıllar boyunca kullanabilirsiniz.

    Diş Beyazlatma

    Sararan dişlerinizden şikayetiniz varsa, dişlerinizin daha beyaz görünmesini istiyorsanız diş beyazlatma yöntemi ile bu soruna çözüm bulmak çok kolay. Bembeyaz dişlere sahip olmak için uygulanan diş beyazlatma işlemi (bleaching) özellikle son zamanlarda birçok kişinin tercihidir. Diş beyazlatma işlemi 2 şekilde yapılıyor. Bunlardan birincisi ofis tipi beyazlatma diğeri ise ev tipi beyazlatmadır.

    Beyazlatma işlemi öncesinde dişlerde mevcut olan dış kaynaklı renklenmeler (çay, kahve, sigara vb.) ve diş taşlarının uzaklaştırılması amacıyla diş temizliği yapılır. Ön dişlerde daha önceden yapılmış estetik dolgular varsa, beyazlatma sonrası bu olguların oluşacak renk farkı nedeniyle değiştirilmesi gerekebileceği unutulmamalıdır. Aynı şekilde dişin görünen yüzeylerinde çürük veya çürük başlangıçları varsa beyazlatma işleminden önce temizlenmelidir.

    Tüm hazırlıklar yapıldıktan sonra dişetlerine beyazlatma ajanının yumuşak dokuda meydana getirdiği yan etkilerin önüne geçmek için koruyucu tabaka (gingival bariyer) uygulanır ve ışık kaynağı kullanılarak sertleştirilir.Sonrasında beyazlatma ajanı dişler üzerine sürülerek ışın kaynağına tabi tutulur.

    Bu işlem 15 er dakikalık 3 seans şeklinde uygulanır.Tüm işlem yaklaşık 1 saatte tamamlanır.

    Ofis tipi diş beyazlatma tek seferde bitmesi sebebiyle ev tipi beyazlatmaya göre daha avantajlıdır. Ayrıca işlemin hekim tarafından yapılmasıyla yanlış uygulamaların önüne geçilip daha kontrollü ve doğru bir uygulama yapılmasına imkan verir.

    Fakat ofis tipi beyazlatmada dişlerin sadece görünen yüzeyleri beyazlatılabilmektedir.

    Uygulama sonrası dişlerin rengi 2 ile 3 tona kadar açılabilmektedir. Ancak bunun kişiden kişiye göre değişebileceği unutulmamalıdır.

    Ev tipi beyazlatma, bir hekimin talimatları doğrultusunda kişinin evde kendi kendine uygulayabildiği beyazlatma yöntemidir.

    Bu işlem öncesinde de öncelikle diş temizliği yapılır.

    Hastadan alınan ölçü ile kişiye özel bir aparey (kalıp) hazırlanır.

    Hasta kendisine tüp şeklinde verilen beyazlatma ajanını bu apareyin içerisine koyarak 3-4 gün arayla en az 4 saat olmak kaydıyla dişlerine uygular.

    Bu yöntemi özellikle of is tipi beyazlatmada istediği sonucu elde edemeyen kişilere pekiştirme olarak veya sürekli bir beyazlık isteyen hastalara öneriyoruz.

    1-Beyazlatma işlemi sonrasında 24 saat içinde elektrik çarpması, iğne batması şeklinde tarif edebileceğimiz hassasiyetler olabilir. İşlemden yarım saat önce ve işlem sonrasında alacağınız herhangi bir ağrı kesici bu hassasiyeti azaltacaktır.

    2-İşlem sonrası hassasiyeti attırabileceği için 24 saat süreyle çok sıcak-soğuk besinler tüketilmemelidir.

    3-Asitli yiyecek ve içecekler 24 saat boyunca tüketilmemelir. Aksi takdirde hassasiyetiniz daha çok artacaktır.

    4-Dişler günde en az 2 defa ve daha dikkatli temizlenmeye devam edilmelidir.

    5-Beyazlatma geri dönüşümü olan bir işlemdir. Bu nedenle özellikle işlem sonrasındaki 24 saat ve takibindeki bir kaç gün renklenmeye sebep olan ya da gıda boyası içeren yiyecek ve içecekler (çay,kahve,kakao,çikolata,salça,kırmızı şarap,renkli soslar,meyve suları vb. ) tüketilmemelidir.

    6-​Tütün ve tütün ürünleri (sigara,pipo vb.) diş rengi üzerinde olumsuz etki yaratacağından tüketimine dikkat edilmelidir.

    Tüm bu hususlara dikkat edilmediği takdirde diş renginiz kısa sürede eski haline geri dönebilir.

    Diş Eti Hastalıkları

    Ağız ve diş sağlığı bir bütün olarak düşünülmektedir. Bu nedenle dişlerin sağlığı kadar dişleri çevreleyen sert (kemik) ve yumuşak dokuların (diş eti) sağlığı da çok önemlidir. Diş eti hastalıklarının en önemli belirtisi kanamalardır. Kendiliğinden kanamaya başlayan diş eti ya da diş fırçası veya diş ipi kullanımı esnasında oluşan kanamalar diş etlerinin iltihaplı olduğunun göstergesidir.

    Şiş, kırmızı, düzensiz görünümlü dişeti, bunun yanı sıra dişlerin çevresini saran diş taşları, ağız kokusu, dişlerde sallanma veya uzama görüntüsü de dişeti hastalığı varlığının belirtisidir.

    Kırmızılaşan, şişen, düzensiz görünen dişeti, dişlerin çevresinde oluşan diş taşları, ağız kokusu, dişlerde sallanma ve uzamaya benzer görüntü de diş eti hastalığının varlığına işaret etmektedir.

    Dişlerde oluşan bakteri plakları diş eti sağlığını etkileyen en yaygın faktördür. Diğer etkenler ise sigara, stres, hormonal değişiklikler, genetik faktörler, kullanılan ilaçlar, diyabet gibi sistemik hastalıklar, yanlış uygulanan kaplama ve dolgulardır.

    Diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesi (küretaj) tedavinin başlangıcıdır. İlerleyen vakalarda gingivoplasti, flep operayonları, kron boyu uzatma gibi ileri cerrahi teknikler uygulanır.

    DİŞ TAŞI TEMİZLİĞİ

    Diş taşı temizliği, diş hekimleri tarafından uygulanan en basit ve ağrısız tedavidir. Genellikle herhangi bir anesteziye gerek duyulmaz. Ancak ağrı eşiği düşük olan veya şiddetli dişeti çekilmesi olan hastalarda oluşabilecek hassasiyeti ortadan kaldırmak için lokal anestezi uygulanabilir. Böylece hasta işlem sırasında hiçbir sızı duymamaktadır.

    Hayır vermez. Diş taşı temizliğinde diş dokusu değil, diş yüzeyindeki yabancı oluşumlar (plak, diş taşı) temizlenir. Diş taşı temizliğinde kullanılan aletler diş yüzeyinde çiziklere yol açmamaktadır.

    Diş taşı temizliği esnasında çok düşük miktarda kanama olması doğaldır. Bu kanamanın miktarı o kadar azdır ki hasta genellikle bunun farkına dahi varmaz. İleri düzeyde diş eti hastalığı olan bireylerde kanama biraz daha fazla olabilir, ancak hiçbir zaman cerrahi işlemlerdeki gibi bir kanama olmaz.

    Diş taşları diş eti hastalıklarına neden olan en yaygın faktördür. Diş taşı temizliği, diş ve diş eti sağlığı bakımından kesinlikle uygulanması gereken bir tedavidir. Altı ayda bir yapılacak diş hekimi kontrollerinde, fırçanın ulaşamadığı ya da iyi fırçalanamayan bölgelerde oluşan diş taşları, hekim tarafından temizlenmelidir. Bunun hastaya hiçbir zararı olmamakla birlikte, sürekli diş taşı oluşumu görülen hastaların, diş hekiminin önerdiği aralıklarla bu işlemi yaptırması gerekmektedir.

    Dolgular, protezler, implantlar vb. diş tedavilerinden önce diş taşı temizliği yapılarak diş eti hastalığının tedavi edilmesi gerekmektedir.

    Diş taşı temizliği yapıldıktan sonra çok çabuk diş taşı oluştuğunu düşünüyorsanız, dişlerinizi doğru fırçalamıyor olabilirsiniz. Diş fırçalama şeklinizi gözden geçirmelisiniz. Diş taşı temizliğinin ardından doğru bakım ve fırçalamayla, arayüz bakımını da ihmal etmeyerek, diş taşı oluşumunun önüne geçmek sizin elinizdedir.

    Hasta çok sık diş taşı temizliği ihtiyacı duyuyorsa, bu ağız içi hijyeninin iyi olmadığı anlamına gelir. Diş hekimi belirli aralıklarla temizliyor diye kişinin üzerine düşen hijyen uygulamalarını yapmaması, diş taşı oluşumunu hızlandırır. Düzenli olarak diş taşlarını temizletmek yerine, dişleri temiz tutarak diş taşı oluşumunun önüne geçmek gerekmektedir. Doğru ve düzenli diş bakımı diş taşı oluşumunu engeller. Sadece diş bakımı iyi yapılmadığı için düzenli diş taşı temizliği yapılması tavsiye edilmemektedir.

    Bazen aşırı diş taşı olan ağızlarda temizlik sonrası büyük boşluklar hissedilebilir. Kök yüzeylerinin açığa çıkması nedeniyle hassasiyet oluşabilir. Böyle durumlarda hasta tedavinin fayda etmediğini ve daha kötü duruma geldiğini düşünebilir ancak bu yanlıştır. Bu vakalar, tedaviye geç kalınması nedeniyle oluşmaktadır.

    Diş taşı temizliği bir tedavi biçimidir. Bu nedenle sadece kozmetik bir işlem olarak düşünülmemelidir. Temizlenmeyen diş taşları dişeti hastalıklarına, bu nedenle de diş eti çekilmelerine, kötü ağız kokusuna ve dişlerin kendiliğinden dökülmelerine yol açabilmektedir.

    Porselen Lamina

    Lamina latinde yaprak demektir. Dişlerin kesilmeden sadece ön yüzlerinin 0.3-0.7 mm inceltilerek yapılan ve sağlam diş dokusunun en az kaybedildiği yöntemdir. Bu inceltilen alana porselen diş laminalarının yapıştırılma işlemidir.

    Beyazlatma ile sonuç alınamayan ileri derecede renkleşmiş dişlerde,

    Yapısal formu ve şekli kötü olan dişlerde,

    Ayrık dişleri birleştirmede (diastema kapama),

    Kırık veya aşınmış dişlerin restorasyonunda,

    Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların düzeltilmesinde,

    Çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde (ortodontik tedavi alternatifi olarak) mükemmele yakın kozmetik bir alternatif olabilir.

    Çene bozuklukları, tırnak yeme, kalem ısırma gibi kötü alışkanlıklar ileri derecede diş eti çekilmesinin mevcut olduğu durumlarda uygulanmaz.

    Eğer diş etlerinizde bir tedavi veya estetik açıdan bir müdahale gerekmiyor ise 2-3 seansta yani 1 hafta içinde yeni bir gülümsemeye sahip olabilirsiniz.

    İlk seans dişleriniz aşındırılmadan ölçüsü alınır ve çıkan modelde bir çalışma yapılır. Daha sonra dişler aşındırılır ve hassas bir ölçü materyali ile ölçü tekrarlanır. Bir sonraki randevunuzda ise laminalar dişlerinize uygulanır.

    Laminalar iyi bir ağız bakımıyla yıllarca sorunsuz olarak kullanılabilirler. Bunu da sebebi diğer yapıştırma sistemlerden daha üstün özelliklere sahip porselenden imal edilmiş olmalarıdır. Lekelenme ve aşınmaya karşı daha dirençlidirler. Ömürlerini uzatmak için ağız bakımına dikkat etmek gerekir. Ayrıca, çok sert gıdaları ısırmaktan, tırnak yemek gibi kötü alışkanlıklardan kaçınmak gerekir.

    0,3-0,7 mm lik aşındırma işlemi ile istenilen görünüş sağlanır. İşlem süresi ortalama 7-10 gün sürer.

    Sağlam, renkleri bozulmayan ve dayanıklı malzemelerden üretilirler.

    Dişlerinizin doğal yapısı bozulmadan istediğiniz estetik özelliklere (renk, şekil gibi ) sahip olması porselen lamina ile yapılabilmektedir. Diş üzerinde ya hiç bir değişiklik yapılmaz ya da az bir düzeltme uygulanır. Diş üzerinden kaldırılan miktar 0,3-0,7 mm ile sınırlıdır. Böylece hiç bir dişin kesilmesine (küçültülmesine) gerek kalmaz.

    Görünümünden memnun olmadığınız dişlerinizin bir kopyası elde edilerek üzerinde bir tasarım yapılır. Yani dişlere müdahalede bulunmadan önce, dişlerde oluşturulacak değişiklik tedavinin başında demo olarak gösterilebilir. Bu demoya mock-up denilir.

    Porselen yüzeyleri pürüzsüzdür bu nedenle sigara ve benzeri sebeplerden kaynaklanan lekelenmeleri ve diş taşı oluşumlarını minimuma indirir.

    Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez.

    Materyal olarak oldukça kırılgandır. Fakat, mineye tam olarak yapıştırıldığında, germe ve çekme kuvvetlerine karşı direnci çok yükselir. Söz gelimi, yapışmış bir veneeri dişten bütün olarak sökmek mümkün değildir. Ancak elmas frezlerle diş yüzeyinden aşındırarak uzaklaştırılabilir.

    Aşınmaya karşı direnci yüksektir.

    Kanal Tedavisi (Endodonti)

    Dişin diş eti üstünde kalan ve ağız içinde görünür halde bulunan kısmına kuron, ağızda görünmeyen kemik içinde saklı kısmına ise kök adı verilmektedir. Her dişin kök sayısı kendine özgüdür. Dişin merkezinde kuron ve kök arasında yer alan bir bağ dokusu vardır. Bu doku dişe canlılık özelliği kazandıran kısımdır ve pulpa olarak adlandırılmaktadır. Diş siniri olarak da bilinen bu bölümle ilgili her sorunla ilgilenen bilim dalı endodonti’dir. Dişlerde oluşan derin çürükler, kırık ve çatlaklar, travma ve pulpada meydana gelen iltihaplar nedeniyle kök kanal tedavisi yapılabilmektedir.

    Pulpa bölgesinde oluşan enfeksiyonlar, diş çevresinde kızarıklık ve şişlik, çiğneme hassasiyeti, sıcak ve soğukta geçmeyen ağrılar şeklinde belirti verir. Bu belirtilerle bize başvuran hastalarımıza kanal tedavisi uygulayarak ilgili dişi ağızda tutmayı ve sağlıklı bir şekilde fonksiyon görmesini devam ettirerek implant veya köprü protezi gereksinimini ortadan kaldırmayı amaçlamaktayız.

    1. Lokal anestezi ile diş ve çevre dokuların uyuşturulması
    2. Çürük ve enfekte yapıların temizlenerek kök kanallarına giriş yapılması
    3. Kök kanal uzunluğunun apeks bulucu cihazlarla ve radyografi ile tespit edilmesi
    4. El aletleri ve döner aletler kullanılarak kök kanallarının şekillendirilmesi
    5. Enfekte mikroorganizmaların kanal içi dezenfektanlar kullanılarak uzaklaştırılması
    6. Kök kanallarının doldurulması ve üst kısmının restore edilmesi

    İlerleyen teknoloji ile birlikte kanal tedavisinde başarı oranı yükselmektedir. Doğru bir endikasyonla ve kurallarına uygun şekilde yapılan bir kanal tedavisinin başarı oranı %95’lerdedir. Komplikasyon riski her zaman olsa da unutmamak gerekir ki kanal tedavisi diş çekiminden önceki son başvurulacak yöntemdir.

    Merkezimizden Fotoğraflar

    Web ve Yayın Kurulu
    Dt. Bade Şenol
    Oluşturma Tarihi : 13.08.2023
    Güncelleme Tarihi : 05.12.2023

    Bu web sayfasındaki içerikler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için kullanılamaz. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

    İçindekiler gizle