Saç dökülmesi problemi ile karşı karşıya kalan kişilerin başvurduğu yöntemlerin başında gelen saç ekimi, günümüzde birçok kişinin psikolojik ve sosyolojik olarak önemli yol kat etmesini sağlıyor. Tıp teknolojisindeki ve cerrahi tekniklerdeki gelişmelerle birlikte saç ekimi dünya çapında giderek daha popüler bir prosedür haline geldi.

Saç dökülmesi, cinsiyet veya yaştan bağımsız olarak dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sorundur. Genetik, hormonal değişiklikler ve tıbbi durumlar dahil olmak üzere çeşitli faktörler bu sorunda baş rol oynayabilir.

Saç ekimi, vücudun bir bölgesinden, genel olarak kafa derisinin arkasından veya yanlarından (verici bölge olarak bilinir) saç köklerinin çıkarılmasını ve bunların saçsız veya seyrelmiş bölgelere (alıcı bölge) nakledilmesini içeren cerrahi bir prosedürdür. Nakledilen saç kökleri, doğal saç büyüme modelini taklit edecek şekilde dikkatlice ekilir. Bu durum da gerçekçi ve estetik açıdan istenilen sonucun sağlanmasında önemli görev üstlenir.

Saç Ekimi Kalıcı mı?

Saç ekimi konusunda birçok kişinin aklındaki sorulardan birisi de kalıcı olup olmadığıdır. Genel olarak ekilen saçlar kalıcı olacak şekildedir. Ancak bazı durumlarda dökülme sürebilmekte ve ekilen saçlar da bir süre sonra kalamamaktadır. Elbette bu durum herkeste bu şekilde değildir. Özellikle stres ve yaşam koşullarının ağır olması gibi durumlar saç ekimi tehlikeye atmaktadır. Bunun yanı sıra saç ekimi yapıldıktan sonra kişinin doktorun verdiği kurallara uymaması da ekimin başarılı sonuç vermesinin önüne geçmektedir.

Saç EkimiNakledilen saçlar kalıcı olarak kabul edilse de, doğal saç dökülme sürecinin hala gerçekleşebileceğini unutmamak önemlidir. Saç ekimi sonuçları, çevredeki saçı korumak ve optimum büyümeyi sağlamak için sürekli bakım ve bakım gerektirebilir. Dolayısıyla yalnızca belirli bir dönem saça bakıp daha sonra kendi haline bırakmak kişinin yaptırdığı ekimi tehdit edebilir.

Ekilen Saçların Ömrü Ne Kadardır?

Ekilen saçlar tipik olarak, genellikle saç dökülmesinin etkilerine karşı genetik olarak dirençli olan donör bölgeden gelir. Sonuç olarak, ekilen saçlar, alıcı bölgedeki orijinal saçlara göre daha kalıcı olma eğilimindedir. Nakledilen foliküller genetik özelliklerini koruyarak gelecekteki saç dökülmelerine karşı daha az duyarlı hale gelirler.

Ekilen saçların ömrü kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Çoğu durumda, ekilen saçlar bir ömür boyu doğal olarak büyümeye devam eder. Ekilen bazı saçlar bir dinlenme evresinden geçip yeniden çıkmadan önce dökülebilir, bazıları ise kesintisiz olarak büyümeye devam edebilir. Bu da kişiden kişiye değişim gösterebilir. Doktorunuz sizi bu konuda uyarabilir.

Saç Ekiminin Başarısız Olmasına Sebep Olan Şeyler

Saç ekiminin başarısız olmasına sebep olan şeyler arasında ilk olarak yanlış donör seçimi gelmektedir. Yetersiz donör işlemin olumsuz sonuçlanmasına sebep olabilir. İkinci olarak greftlerin uygun olmayacak şekilde alınıp saklanması geliyor. Nakil sonrasında saçlara yeterince ilgi gösterilmemesi de saç ekiminin başarısız bir şekilde sonuçlanması için uygun koşullar oluşturabiliyor.

SAÇ EKİMİ HAKKINDA ÜCRETSİZ BİLGİ ALMAK İÇİN BİLGİLERİNİZİ BIRAKIN, BİZ SİZİ ARAYALIM !

    Lütfen saçlarınızın ön, arka ve üstten fotoğraflarını yükleyiniz...

    Neden Türkiye?

    Türkiye son zamanlarda sağlık turizmi ve saç ekimi konusunda dünyadaki lider ülkelerden biri konumuna gelmiştir. Bunda hem doktorların tecrübesi ve kullandığı teknolojiler hem de diğer ülkelere göre işlemlerin daha ekonomik olmasının büyük rolü vardır. Ayrıca İstanbul tarihi, kültürel ve turistik açıdan görülmesi gereken güzel bir şehirdir. Kaş Tıp Merkezi evsahipliğinde hem saç ekiminizi gerçekleştirebilir, hem de kalan zamanınızda İstanbul’un tadını çıkarabilirsiniz.

    Neden Kaş Tıp Merkezi ?

    Kaş Tıp Merkezi, İstanbul Atatürk Havalimanına 6 km mesafede, birçok 4 – 5 yıldızlı otelin merkezinde bulunmaktadır. Sağlık bakanlığı tarafından A sınıfı Cerrahi Tıp Merkezi olarak ruhsatlandırılmıştır. Bu ruhsat Türkiye’de sağlıkta kalite açısından en üst seviyedeki tıp merkezlerine verilmektedir. 1997 yılında kurulan merkezimizin 21 yıllık tecrübesi mevcuttur. Sağlık kadromuz, konusunda uzman ve yüksek nitelikli kişilerden oluşmaktadır.

    6500 m2 kapalı alanda sadece saç ekimi değil, birçok tıbbi alanda hizmet verilmektedir.

    Saç ekiminde  ekilecek alanın doğru planlanması, greftlerin toplanması, ekim yapılırken saç yönünün ve yoğunluğunun ayarlanması sonuçların doğallığı açısından çok önemlidir. Bu konuda tecrübeli ekibimiz sizler için gerekenin en iyisini yapacaklardır.

    Saç ekiminden sonra iyileşme sürecinin en önemli zamanı olan ilk 12 saati hastalarımız kurumumuzda, bizim kontrolümüz altında geçirmektedir. Takviye oksijen tedavileri ile iyileşme süreci hızlanmakta, kanda artan oksijen seviyesi sayesinde ekilen greftler maksimum verimle beslenmektedir.

    Saç Ekimi planlaması nasıl yapılacak?

    İlk olarak telefon, whatsapp veya e-mail yoluyla bizimle iletişime geçip fotoğraflarınızı gönderdikten sonra, ücretsiz bir ön görüşme yapılacaktır. Saç ekimine uygun olduğunuz kararlaştırılıp randevu ayarlandıktan sonra, kesin geliş tarihinizle ilgili bize bilgi vermeniz gerekmektedir. Bunun için uçak biletinizin fotoğrafını rica etmekteyiz.

    İstanbul Atatürk Havalimanı’nda ekibimiz tarafından karşılanarak hastanemize getirileceksiniz. Kayıt işlemlerinin ardından süreç işlemeye başlayacaktır.

    Saç ekimi sonrası 1 gece hastanemizde misafir edileceksiniz. Birçok kurum saç ekimi sonrası hastayı hemen taburcu etmektedir ancak biz daha titiz davranarak hastamızın 1 gece hastanemizde kalmasının, ekim sonrası sağlık takipleri açısından daha uygun olduğunu düşünmekteyiz. Ertesi gün kontrolünüz ve pansumanınız yapılarak hastaneden taburcu edilerek otelinize transfer edileceksiniz. Ekim sonrası 3. Gün otelinizden alınarak hastaneye getirileceksiniz ve hastanede ilk saç yıkamanız yapılacak ve nelere dikkat edeceğiniz anlatılacak.  2 gece 4 -5 yıldızlı otelde oda & kahvaltı konakladıktan sonra, yine ekibimiz tarafından havalimanına transfer edileceksiniz.

    saç dökülmesi tedavisi

    Fiyat Neleri İçeriyor ?

    • Havalimanından hastaneye transfer
    • Ekim öncesi yapılan kan tahlilleri
    • Saç ekimiyle ilgili tüm tıbbi giderler
    • Ekim günü hastanede öğle ve akşam yemeği, ertesi gün kahvaltı
    • Ekimden sonraki gün pansuman
    • Saç ekimi sonrasında kullanılacak ilaç, şampuan ve losyon
    • Ekimden sonraki 3. Gün ilk yıkama için otel – hastane – otel transferleri
    • 2 gece 4 -5 yıldızlı otelde oda & kahvaltı konaklama
    • Otelden havalimanına transfer

    Erkeklerde, tepe ve alındaki saç kökleri testesteron hormonuna duyarlı olduğu için zamanla dökülürler. Ancak ense bölgesindeki saç kökleri, bu hormona duyarlı olmadığından dökülmez. Yani ensedeki bu saçlar güçlüdür. Saç ekimi , ense bölgesindeki bu saç köklerinin ihtiyaç duyulan kelleşmiş bölgeye ekilmesidir. Ekilen bu saçlar testesterona duyarlı olmadığından ekimden sonra dökülme olmaz.

    Hastalar saç ekimi konusunda araştırma yapmaya başladıklarında akıllarına gelen ilk soru kendilerine kaç adet saç kökü ekileceğidir. Bu noktada greft terimiyle karşılaşırlar. Greft, saç ekiminde kullanılan yapının adıdır. Bu yapıda saç kökleri ve bir miktar deri bulunmaktadır. Tek bir greft içinde iki – üç hatta dört saç kökü bulunabilir.

    Saç ekimi işlemi her hastanın saç yapısına özel olarak uzman ellerde yapılmalıdır.

    FUE (Follicular Unit Extraction) dünyada ve Türkiye’de saç ekimi işleminde yaygın olarak kullanılan tekniğin adıdır. FUE tekniği adını ekim işleminde kullanılan mikromotor veya diğer greft alma tekniğinden almıştır.

    FUE olarak adlandırılan teknikte, dökülmeye dayanıklı bölgeden mikromotorlar yardımıyla alınan greftler, ihtiyaç duyulan bölgeye ekilmektedir. FUE tekniği hem acısız bir işlem olması, hem de elde edilen başarılı sonuçlar nedeniyle günümüzde en sık kullanılan saç ekim yöntemlerinden birisidir.

    Saç ekiminin ardından ilk 12 saat iyileşme süreci açısından kritik önem taşımaktadır. Kaş Tıp Merkezi saç ekimi hastalarını 1 gece kurumda konaklatan Türkiye’deki tek kurumdur. Bu sayede iyileşme süreci hastanede kontrol altında başlamaktadır. Oksijen tedavisi gibi destekleyici tedavilerle dokunun beslenmesi ve iyileşmenin hızlanması sağlanmaktadır.

    Greftlerin alınacağı ense bölgesi mutlaka traş edilmelidir. Ancak ekim yapılacak alan küçükse ve ekimi engellemeyecekse bu bölge traş edilmeden de ekim yapılabilir.

    DHI, kalem yöntemi veya Choi İmplant denilen başka bir yöntem daha vardır. DHI (Direct Hair Implant) tekniğini FUE tekniğinden ayıran en belirgin özellik saç köklerine kanal açma işlemi yapılmadan özel uçlu kalem (Choi implanter) yardımıyla deriye ekilmesidir. DHI kalem tekniği olarak da adlandırılır.

    Operasyon işlemleri kanal açılmaması dışında FUE tekniğiyle aynıdır. Saç kökleri özel uçlu bir cihaz ile ekim yapılacak bölgeye eklenir. “Implanter” ince ve sivri uçlu yapılı fakat yapısı gereği içine kolaylıkla saç kökü yerleştirilebilen bir uca sahiptir.

    Ekim işlemi FUE tekniğine göre daha uzun, zahmetli ve maliyetlidir. Alınan sonuçlarda ise iki yöntem arasında belirgin bir farklılık yoktur. Sonucun iyi olması için tecrübeli ellerde yapılması şarttır. Hastanemizde tüm yöntemlerle ekim yapılabilmektedir.

    Öncelikle kişide herhangi bir hastalık olup olmadığı tespit edilir. Kan tahlilleri yapılarak saç ekimine uygun olup olmadığına bakılır.

    Sonrasında hastanın saçı traş edilir. Hastaya steril önlük giydirilir ve saç ekim salonuna alınır.

    Ekim sırasında ihtiyaç halinde ilaç verilebilmesi için damar yolu açılır.

    Ekimin doğal görünmesi için gereken en önemli nokta alın ön çizgisinin doğru planlanmasıdır. Uzmanlarımızın tecrübesi sayesinde bu planlama başarıyla gerçekleştirilmektedir.

    Hasta yüzükoyun yatırılarak saç derisine lokal anestezi uygulanır. Bu sayede hasta işlem esnasında bir ağrı duymaz.

    Donör bölge dediğimiz ense bölgesinden greftler toplanmaya başlanır. Bu işlem alınan greftlerin sayısına göre 2 -3 saat sürmektedir. Toplanan bu greftler özel bir solüsyonda petri kutularına alınır.

    Daha sonra ekim yapılacak alanda saçların çıkma yönüne uygun şekilde kanallar açılır. Bu işlem 1 – 1.5 saat arası sürer.

    Son aşama olarak da açılmış bu kanallara ense bölgesinde alınmış saç kökleri yerleştirilir. Bu işlem de 2 ila 3.5 saat arası sürmektedir.

    Tüm bu süreçler toplanan ve ekilen greft sayısına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

    Saç ekimi sonrasında greft alınan veya ekilen bölgede hiç bir şekilde yara izi kalmamaktadır. Ancak daha önce de bahsettiğimiz gibi profesyonel olmayan ellerde yapılan ekimlerde, alınan greftlerin boyutları ve yoğunluğu ayarlanamazsa saç derisinde izler kalmasına neden olunabilir.

    Bu işlem sırasında lokal anestezi kullanılarak saç derisi uyuşturulur. Dolayısıyla greft alımı ve ekimi sırasında hasta hiçbir sızı hissetmemektedir. Ekim esnasında hasta isterse akıllı telefonuyla zaman geçirebilir, TV seyredebilir, müzik dinleyebilir, kitap veya dergi okuyabilir.

    Bu kişinin ense bölgesindeki saçların kapasitesiyle doğru orantılıdır. Ensedeki saç yoğunluğuna göre bir gün içerisinde 6000 grefte kadar saç nakli gerçekleştirilebilir.

    Saç ekimi operasyonunda, ekim sonrası dönem de ekim kadar önem arz eder. Operasyon sonrasında ekim yapılan bölge bandajlanmadan açıkta bırakılmalı ve hava alması sağlanmalıdır. Böylece bölge hava alarak kolayca kabuklanacak ve kendi içerisindeki saç köklerini beslemeye devam edecektir. Ekim yapılan alan 1 hafta boyunca hiçbir yere sürtülmemelidir. Ayrıca bölge travmaya neden olabilecek darbelerden de korunmalıdır. Kan dolaşımını arttıracak aktif spor gibi aktivitelerden uzak durulmalıdır. Saç ekilen bölgenin sürtünmeden korunması için hastaya ilk 2 gün oturur pozisyonda uyuması tavsiye edilmektedir. Ekimden sonraki gün hastaya kontrol ve pansuman yapılır. Ardından ikinci gün ilk yıkaması yapılarak, hastanın sonraki süreçlerde saçlarını yıkarken dikkat etmesi gereken noktalar hastaya anlatılır. Yıkama yapılırken en kritik nokta tırnak kullanılmaması, kabukların soyulmaya çalışılmamasıdır. Ekimden bir süre sonra saçlar dökülme sürecine girer. ‘Şok dökülme’ olarak adlandırılan bu dönem 1-3 ay arası sürebilir. Bu dönemin ardından saçlar kalıcı olarak çıkmaya başlar.

    10-12 ay içinde ekim yapılmış saçın son halini görebiliriz.

    Saç ekimi yaptıran kişiler işlemden 15 gün kadar sonra denize veya havuza girebilir.

    Operasyondan yedi gün sonra yürüyüş ve hafif egzersizler yapabilir, 2 ay sonra da her zaman yaptığınız sporları yapabilirsiniz.

    Tıbbi olarak operasyondan hemen sonra sosyal yaşantınıza dönebilirsiniz. Ense bölgesindeki verici alanda ve saç naklinin gerçekleştirildiği bölgedeki kabuklanma bir hafta içinde kaybolur. Bazı kişiler kabukların dökülmesi için gereken bu süreden sonra işe dönmeyi tercih ederler. Bu tamamen kişinin tercihine kalmış bir durumdur.

    Saç ekimi erkek hastalarda olduğu gibi kadın hastalarda da başarıyla uygulanarak yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir.

    Evet, yapılabilir. Merkezimizde kaş ve sakal ekimi de başarıyla yapılmaktadır.

    Sakal ekimi saç ekimi gibi değerlendirilmemelidir. Çünkü sakal yoğunluğu kişiden kişiye değişim göstermektedir ve her hasta birbirinden farklı bir görünüm isteyebilir. Eğer hastada belirli bir bölgede sakal kaybı varsa o bölgenin büyüklüğüne ve sakalın genel sıklığına göre planlama yapılmaktadır. Hiç sakalı olmayan bir hastada ise istenen sakal yoğunluğuna göre 1000-3000 kök ile başarılı bir ekim gerçekleştirilebilir. Sakal ekimi için ense bölgesinin hemen üzerindeki saç kökleri kullanılır. Ayrıca bu ekim için ensenin alt kısmındaki istenmeyen kıl kökleri de sakalı sıklaştırmak için kullanılarak o bölgede kalıcı bir epilasyon sağlanabilir.

    Öncelikle yüze uygun, doğal görünecek kaş şekli belirlenir ve çizilir. Daha sonra kafanın arka kısmındaki donör alandan greftler alınır. Ardından ekilecek bölgede kaşın yönüne uygun şekilde kanallar açılır. Kaşın doğal yapısına uygun tek kıl içeren greftler, kaşın çıkma yönüne uygun şekilde bu kanallara ekilir. Aynı saç ekiminde olduğu gibi kaş ekiminde de 3-4 hafta içinde dökülme olur. Ancak altı ay sonra kaşlar yoğun ve güzel bir şekilde görülmeye başlar. Ancak burada önemli olan nokta, ekilen saçlar zamanla uzayacağından ortalama 2 haftada bir kaş boyuna uygun şekilde kısaltmak gerekmektedir.

    Ameliyattan 10 gün öncesinden başlayarak ASPİRİN ya da kan sulandırıcı herhangi bir ilaç alınmaması gerekir. 1 hafta öncesinden alınmaması gereken diğer ilaçlar ise şunlardır :

    • Omega-3 ve balık yağı kapsülleri
    • Antiinflamatuvar İlaçlar
    • Bitkisel çaylar
    • Ameliyattan 3 gün öncesine kadar alkol alınmaması gerekmektedir.

    DİKKAT ! : Herhangi bir hastalığınız veya kullandığınız bir ilaç varsa mutlaka doktorunuza bilgi veriniz !

    Donör bölgede yeterli saç bulunmayanlara, malign veya iyi huylu tümörleri olanlara, özellikle pıhtılaşma faktörlerini yetersizleştiren kan hastalıkları olanlara, akut veya kronik enfeksiyona sahip olanlara, Alopesi Areata hastalığı olanlara ve 18 yaşının altında olanlara saç ekimi yapılmamaktadır.

    EKİBİMİZ

    Uzm. Dr. Sibel L. Kaş
    Uzm. Dr. Sibel L. KaşMedikal Estetik Uzmanı
    Dr. Aziz Kaş
    Dr. Aziz KaşMedikal Koordinatör
    Evin Akbal
    Evin AkbalBaşhemşire

    MERKEZİMİZDEN FOTOĞRAFLAR