Rektovajinal fistül nedir? Tedavisi nasıl yapılır?

Anal fistül; makatın iç yüzü ve dış yüzü arasında anormal yapılanma olarak bilinmektedir ve tedavisi cerrahi yollarla yapılmaktadır. Yayılma şekline ve yapısına göre intersfinkterik, transsfinkterik, suprasfinkterik ve extrasfinkterik fistül olmak üzere dört grupta incelenmektedir. Anal fistül sorunu olan hastalar; ağrı, akıntı, kızarıklık, makat çevresinde şişlik gibi şikayetlerden yakınmaktadır. Çoğu hasta hastalığın tedavisinden çekinmekte ve hastaneye başvurmaktan korkmaktadır. Hastalar, anal fistül şikayetlerini bitkisel yollarla gidermeye çalışmakta ve internet ortamlarında tedavisine ilişkin birçok arama yapmaktadır. Anal fistül; teşhisinde erken davranılması gereken bir hastalıktır ve geç kalındığında tedavisi de bir o kadar zorlaşmaktadır. Anal fistül adına uygulanan tedaviler, günümüz hızlı ilerleyen teknolojilerle birlikte artmakta ve hastalara büyük oranda başarılı sonuçlar vermektedir. Anal fistül tedavileri lazerle ve cerrahi yöntemlerle yapılmaktadır, aralarında en çok rağbet gören ise lazer tedavisidir. Çünkü lazer yöntemi ile anal fistül tedavisi hastalara günlük yaşamlarına dönmekte kısa bir zaman vermektedir. Fistülotomi, fistülektomi gibi cerrahi yöntemler sonucunda hastaların iyileşme süreçleri biraz zaman almaktadır.

Bu yazımızda rektovajinal fistül nedir, rektovajinal fistül neden olur, rektovajinal fistül belirtileri nelerdir, rektovajinal fistül tanısı nasıl konulur ve rektovajinal fistül tedavisi nasıl yapılır sorularına detaylı şekilde cevaplar vereceğiz.

Rektovajinal fistül nedir?

Rektovajinal fistül; rektum ve vajina arasında gelişen anormal yapılarla karakterize olan ve vajinadan gaz ve dışkının gelmesi gibi şikayetleri barındıran bir çeşit rahatsızlıktır. Hastalar tarafından hastalığın anlaşılması pek mümkün olmayıp genelde şikâyet edilen durum gaz ve dışkının tutulamamasıdır. Rektovajinal fistül; doğum sonrası oluşan vajinal travma, inflamatuar bağırsak hastalıkları, radyoterapi, enfeksiyon ve bazı kanserler sonucu ortaya çıkmaktadır fakat en çok görülme nedeni doğum sırasında ve sonrasında gelişen travmalardır.

Rektovajinal fistül neden olur?

Rektovajinal fistülün gelişmesine ortam hazırlayan birçok etmen vardır. Doğum sırasında meydana gelen travmalar, rektum ve vajinaya yakın organlarda yapılan cerrahi girişim, crohn hastalığı, radyoterapi, histerektomi ve bazı kanserler sonrasında rektovajinal fistül meydana gelebilmektedir.

Rektovajinal fistül belirtileri nelerdir?

Rektovajinal fistül sorunu yaşayan çoğu hastaların şikayet ettikleri belirtiler; vajinadan gaz, irin ve dışkı gelişi, kötü kokulu vajinal akıntı, vajina ile anüs arasında ağrı ve cinsel ilişki sırasında ağrıdır. Rektovajinal fistül şikayetleri ile karşı karşıya kalan hastaların hastaneye başvurma sebepleri arasında en çok vajinadan gaz ve dışkı gelişi bulunmaktadır. Çünkü diğer belirtileri yaşayan hastaların bu hastalığın kendinde geliştiğini anlaması biraz güçtür, ilgili bölümlere başvurarak hastalığın teşhis ve tedavisi uygulanmalıdır.

Rektovajinal fistül tanısı nasıl konulur?

Rektovajinal fistül şikayetlerinden bir tanesini kendinde fark eden hastalar hemen bir hastaneye başvurmalı ve uygun tedavileri yaptırmalıdır. Rektovajinal fistül tanısı için hastanın öncelikle sağlık geçmişi incelenmeli, fistüle sebep olabilecek hastalıklar için radyolojik incelemeler yapılmalıdır. Hastaların hastaneye başvurduğu şikayetler çoğunlukla hastalığın tanısında yeterli olmaktadır fakat detaylı jinekolojik, proktolojik muayene ve endoskopik inceleme gerekli olmaktadır. Rektovajinal fistüllerin tanısında kullanılan tetkikler arasında; mavi boya testi, anoskopi, rektoskopi, kolonoskopi, bilgisayarlı tomografi, anorektal manometri, anorektal elektromigrafi, balon atılım testi ve mr bulunmaktadır. Erken teşhis ve tedavi hastalığın seyrinin durmasına etki etmektedir ve hastanın iyileşme sürecine de olumlu katkısı vardır. Belirtilerle karşılaşıldığı an mutlaka bir hastaneye müracaat edilmelidir.

Rektovajinal fistül tedavisi nasıl yapılır?

Rektovajinal fistül, diğer fistüller gibi kendiliğinden iyileşme göstermeyen hastalıktır ve tedavisi cerrahi yöntemlerle mümkün olmaktadır. Hangi cerrahi tedavinin uygulanacağı fistülün gelişim nedenine, büyüklüğüne ve yerine göre değişmektedir.

  • Doğum travmalarına bağlı olarak gelişen rektovajinal fistüllerde çoğunlukla yırtık kendini belli etmektedir ve tedavide öncelik enfeksiyonun ortadan kaldırılmasıdır. Anüs ve vajina arasındaki açıklık kapatılarak yırtılan makat kasları dikilmektedir.
  • Crohn hastalığına bağlı olarak gelişen rektovajinal fistüllerin cerrahi tedavileri biraz zordur. İlk olarak apse ve enfeksiyonun ortadan kalkmasını amaçlar. Flep yöntemi kullanılarak tedavi sağlanabilir.
  • Radyoterapiye bağlı olarak gelişen rektovajinal fistüllerde tedavi karından girilerek yapılmakta ve radyoterapiden etkilenen rektumun çıkarılması amaçlanarak kalın bağırsak tekrar anüse eklenmektedir, bu şekilde tedavi uygulanarak bağırsak devamlılığı sağlanmaktadır.
  • Enfeksiyonlara bağlı olarak gelişen rektovajinal fistüllerde çoğunlukla kolovajinal fistül görülmekte ve karın bölgesinden laparoskopik yöntemle hastalıklı bağırsak alınmaktadır.
Kaş Tıp Merkezi Logo

İstanbul / Güneşli
Özel Kaş Tıp Merkezi’nde

Lazerle Fistül Tedavisi
Aynı Gün Çözüm

Hemoroid – Siğil – Anal Fissür – Anal Fistül
Tüm Anorektal Hastalıklarınızı Başarıyla Tedavi Ediyoruz !
Formu Doldurun, Biz Sizi Arayalım !

    * Verdiğiniz kişisel veri ve iletişim bilgileriniz, Kaş Sağlık Hizmet ve Ürünleri Kimya San. Tic. Ltd. Şti (Kaş Tıp Merkezi) tarafından Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kayıt altına alınır, işlenir ve muhafaza edilir. Detaylı bilgi için kişisel verilerin korunması ve işlenmesi politikamızı* ve aydınlatma metnini* okuyabilirsiniz.
    anorektal hastalıkların tedavisi

    Ameliyatsız Anal Fistül Tedavisi

    Sert ve kuru dışkılama sonucu makat bezlerinde küçük yırtılmalar meydana gelebilmektedir. Bu yırtıklar bazen anal bölgede şişlik ve apse oluşturacak yaralara dönüşmektedir. Bu apseler zaman geçtikçe Fistüle dönüşür.

    Anal Fistül hastalığının zaman geçirilmeden tedavi edilmesi çok önemlidir. Çünkü oluşan bu fistüllerin yaklaşık olarak %90’ı basit yapılı fistüllerdir. Ancak eğer bu fistüller ihmal edilirse zamanla hastalık ilerler ve basit fistüller komplike fistüllere dönüşebilirler. Komplike fistüllerin tedavisi ise basit fistüllere göre daha uzun ve zahmetli olabilir.

    Anal Fistül hastalığı anal bölgede kızarıklık, şişlik, dışkılama sırasında şiddetli ağrı, anal bölgede sarı akıntı, dışkılama sırasında kanama, dışkıda kan ve anal bölgede cildin hassaslaşması ile belirti verir.

    Ameliyatsız Anal Fistül Tedavisi ile bu hastalık 10 dakika gibi kısa bir sürede tedavi edilebilir, tedavi sonrası ağrı hissedilmeyecek kadar azdır, tedavide herhangi bir kesi ve dikiş kullanılmadığı için doku kaybı, apse gibi şikayetler görülmez ve hasta aynı gün sosyal yaşantısına geri dönebilir.

    ANAL FİSTÜL TEDAVİSİ HAKKINDA SSS

    Anal fistül genellikle tüm vakalarda geçmişti oluşan bir apseden kaynaklanmaktadır. Fistül dediğimiz yapı apsenin geliştiği salgı bezi ile apsenin boşaldığı cildi birbirine bağlayan tünel gibi küçük bir kanaldır.

    En net belirti ağrıdır. Makat çevresinde kaşıntı ve akıntı ile kendini belli eder. Yanma da bir diğer anal fistül belirtisidir. Bazen bu şikayetlere ateş ve halsizlik de eşlik edebilir. Bu hastalarda sıklıkla sarı renkli akıntı olmaktadır.

    Lazer tedavisi yaklaşık olarak 5-15 dakika arasında süren bir işlemdir. Kısa süreli operasyon sonrası hastalık tamamen tedavi edilir.

    Lazerle yapılan fistül tedavisinin ardından kanama ya hiç olmamakta ya da çok az miktarda olmaktadır.

    Lazerle Fistül Tedavisinde neşter gibi herhangi bir kesici alet kullanılmadığından kaslar zarar görmez. Bu nedenle dışkı ve gaz tutmada problem yaşanmaz.

    Lazerle Fistül Tedavisinde geniş doku çıkarımı olmadığı için makat darlığı gibi problemler gelişmez.

    Operasyonun ardından ağrı ve kanama olmadığından hasta aynı gün taburcu edilebilmektedir. Bazen hasta tercihe bağlı olarak 1 gece hastanemizde konaklatılabilir.

    Tedavi sonrası ağrı olmadığı için hasta aynı gün veya operasyondan bir gün sonra normal yaşantısına geri dönebilmektedir.

    • Çok kısa süren müdahalenin ardından hasta odasına alınır, kısa bir gözlem süresinin ardından aynı gün taburcu edilmektedir.
    • Hasta aynı gün muayene olup ardından operasyon olabilir.
    • Operasyon sonrası tüm yakınmalar azalarak tamamen ortadan kaybolur.
    BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

    Merkezimizden Fotoğraflar