Anal fissür, bağırsak hareketleri sırasında yoğun ağrı ve rahatsızlığa neden olabilen, anüs astarında bir yırtık veya kesik olarak tanımlanabilir.

Anal fissür herkeste görülebilse de bebeklerde, yakın zamanda doğum yapmış kadınlarda ve Crohn hastalığı gibi belirli tıbbi durumları olan kişilerde daha sık görülür. Anal fissürün belirtileri bağırsak hareketleri sırasında ağrı, kanama, kaşıntı ve akıntıdır. Tedavi seçenekleri, lif ve su alımını artırmayı, dışkı yumuşatıcıları kullanmayı ve etkilenen bölgeye topikal kremler uygulaması sayılabilir.

Bazı durumlarda fissürü onarmak için ameliyat gerekebilir. Anal fissür belirtileri yaşarsanız tıbbi yardım almanız önemlidir.

Kronik Anal Fissür Nedir?

Kronik anal fissür uygulanan tedaviye cevap vermeyen ve sürekli olarak kendisini tekrar eden hastalıktır. Genellikle kendi kendine iyileşen akut fissürlerin aksine, kronik fissürler daha agresif tedavi gerektirebilir. Kronik anal fissür semptomları akut fissür semptomlarına benzer ve bağırsak hareketleri sırasında ağrı, kanama, kaşıntı ve akıntı görülebilir.

Kronik anal fissürler için tedavi seçenekleri arasında topikal kremler, oturma banyoları ve anal sfinkter kaslarını gevşetmek için botoks enjeksiyonları yer alır. Şiddetli vakalarda cerrahi de gerekli olabilir. Kronik bir anal fissürünüz olduğundan şüpheleniyorsanız tıbbi yardım almanız önemlidir.

Kronik Fissür Belirtileri Nelerdir?

Kronik anal fissür semptomları akut fissür semptomlarına benzer, ancak daha uzun süre devam eder. En yaygın semptom, bağırsak hareketleri sırasında saatlerce hatta günlerce sürebilen şiddetli ağrıdır. Bu ağrı genellikle yanma veya yırtılma hissi olarak tanımlanır ve o kadar yoğun olabilir ki kaygı ve dışkılama korkusuna neden olur.

Diğer semptomlar arasında kanama, kaşıntı ve anüsten akıntı bulunur. Bazı durumlarda, kronik fissürler kas spazmlarına neden olarak dışkılamayı zorlaştırarak kabızlığa neden olabilir.

Kronik Anal Fissür İyileşir mi?

Kronik anal fissürler, anüs astarında sekiz haftadan uzun süre devam eden yırtıklar veya kesiklerdir. Akut çatlaklar kendiliğinden iyileşebilirken, kronik çatlakların tedavi olmaksızın iyileşme olasılığı daha düşüktür. Bazı durumlarda, ameliyatsız tedaviler de uygulanabilir. Ancak kendiliğinde geçen kronik anal fissür çok fazla görülmez.

Kronik Anal Fissür Tedavisi

Diyet değişiklikleri ayrıca kronik anal fissürler için etkili bir tedavi olabilir. Yüksek lifli bir diyet tüketmek, dışkıyı yumuşatmaya ve durumu kötüleştirebilecek kabızlığı önlemeye yardımcı olabilir. Artan su alımı, düzenli bağırsak hareketlerini teşvik etmede ve dışkıyı yumuşatmada da faydalı olabilir.

Bazı durumlarda, kronik anal fissürlerle ilişkili ağrıyı azaltabilen anal sfinkter kaslarını gevşetmeye yardımcı olmak için botoks enjeksiyonları önerilebilir. Ameliyatsız tedavi seçenekleri rahatlama sağlamazsa, çatlağı onarmak için ameliyat gerekebilir. Cerrahi seçenekler arasında, dışkının daha kolay geçişine izin vermek için kasın kesilmesini içeren sfinkterotomi ve çatlağın tamamen çıkarılmasını içeren fissürektomi yer alır. Sonuç olarak kronik anal fissürler genel olarak bir uzman tedavisine ihtiyaç duymaktadır. Bunun sebebi ise en başta da belirtildiği üzere sürekli olarak tekrar etmesidir.

Kaş Tıp Merkezi Logo

İstanbul / Güneşli
Özel Kaş Tıp Merkezi’nde

Lazerle Fissür Tedavisi
Aynı Gün Çözüm

Hemoroid – Siğil – Anal Fissür – Anal Fistül
Tüm Anorektal Hastalıklarınızı Başarıyla Tedavi Ediyoruz !
Formu Doldurun, Biz Sizi Arayalım !

    *Kişisel bilgileriniz bir defaya mahsus sizinle iletişime geçilmesi için kullanılacaktır. İzniniz dışında kimseyle paylaşılmayacak, başka hiçbir amaçla kullanılmayacaktır.

    Ameliyatsız Anal Fissür (Makat Çatlağı) Tedavisi

    Anal Fissür halk arasında Makat Çatlağı veya Makat Yırtığı olarak da bilinmektedir. Bu hastalık anal bölgede küçük yırtıklarla oluşmaya başlar ve hemoroid hastalığıyla sıkça karıştırılmaktadır. Bu yırtılmaların sebebi genellikle çok kuru ve sert dışkılardır. Bu durum dışkılama sırasında kasların aşınmasına sebep olmaktadır. Bağırsak enfeksiyonları, şiddetli çıkan ishal ve ya Ülseratif Kolit gibi hastalıklar da makat çatlağı  oluşumuna sebep olabilmektedir.

    Anal Fissür genellikle dışkılama sırasında acı ve batma hissi, makatta ağrı ve kaşıntı, kanama ve dışkılama sonrası devam eden ağrı ve yanma ile belirti verir.

    Ameliyatsız Lazerle Anal Fissür Tedavisi sayesinde, tedaviniz 5 dakikada, hijyenik ameliyathane koşullarında, dikiş olmadan yapılmaktadır. Ameliyatsız tedavi sayesinde kesi veya dikiş olmadığı için dokular zarar görmemekte, bu sayede hastalar aynı gün sosyal yaşantılarına geri dönebilmektedir.

    ANAL FİSSÜR TEDAVİSİ HAKKINDA SSS

    Anal Fissür oluşumunun en sık sebebi kabızlıktır. Sert dışkılama ve ıkınma sonucu anal bölgede travmalar oluşur ve bu fissüre neden olmaktadır. Bunun yanı sıra şiddetli çıkan ishal, ters ilişki sonucu makat kaslarının zorlanması, aşırı acı tüketimi ve ülseratif kolit gibi hastalıklar da anal fissür oluşumuna neden olabilmektedir.

    Makat çatlağında en net belirti ağrıdır. Bu ağrı dışkılama sonrası şiddetlenir. Bu ağrı dışkılama sonrası 3-4 saat devam edebilmektedir, kimi hastalarda hiç dinmeyen bir ağrı söz konusu olabilir. Yanma da bir diğer anal fissür belirtisidir. Dışkılama sonrası fissürün yırtılmasıyla kanamalar ortaya çıkabilmektedir. Bu kanamalar damla şeklinde veya tuvalet kağıdına bulaşan ince çizgiler şeklinde görülebilmektedir.

    Ağrısız bir işlem olduğundan dolayı ameliyat esnasında narkoz uygulanmasına gerek duyulmaz. Ancak hastanın konforu açısından lokal anestezi, spinal anestezi veya genel anestezi uygulanabilmektedir.

    Lazer tedavisi yaklaşık olarak 5-10 dakika arasında süren bir işlemdir. Kısa süreli operasyon sonrası hastalık tamamen tedavi edilir.

    Lazerle yapılan fissür tedavisinin ardından kanama ya hiç olmamakta ya da çok az miktarda olmaktadır.

    Lazerle Fissür Tedavisinde neşter gibi herhangi bir kesici alet kullanılmadığından kaslar zarar görmez. Bu nedenle dışkı ve gaz tutmada problem yaşanmaz.

    Lazerle Fissür Tedavisinde geniş doku çıkarımı olmadığı için makat darlığı gibi problemler gelişmez.

    Operasyonun ardından ağrı ve kanama olmadığından hasta aynı gün taburcu edilebilmektedir.

    Tedavi sonrası ağrı olmadığı için hasta aynı gün veya operasyondan bir gün sonra normal yaşantısına geri dönebilmektedir.

    • Çoğu işlemde hastaya narkoz verilmesine gerek duyulmaz. Böylece hasta narkozun etkilerinden kurtulmuş olur.
    • Çok kısa süren müdahalenin ardından hasta odasına alınır, kısa bir gözlem süresinin ardından aynı gün taburcu edilmektedir.
    • Hasta aynı gün muayene olup ardından operasyon olabilir.
    • Operasyon sonrası tüm yakınmalar azalarak tamamen ortadan kaybolur.

    Merkezimizden Fotoğraflar