Hemoroid (Basur)

Hemoroid (Basur)2026-09-24T06:49:02+03:00
hemoroid dereceleri

Hemoroid, toplumumuzda oldukça sık görülebilen hastalıklardan biridir. İnsanlarda görünme oranı yüzdesel olarak çok yüksek olduğu halde, mahrem sayıldığı için çoğu zaman bu hastalık hakkında konuşmaktan utanılır. Halk arasında basur olarak adlandırılan bu hastalık, makat ve rektum çevresinde bulunan damarların genişleyip şişmesiyle meydana gelir. Ortaya çıkması birçok farklı sebebe dayanabilen bu hastalığı genelde en çok tetikleyen durumlar kabızlık, uzun süre tuvalette vakit geçirme ve ıkınma, fazla kilo, hamilelik, yanlış beslenme veya yaşla beraber dokuların zayıflamasıdır. 

Hemoroid Neden Olur?

Bireylerin yaşam kalitesini oldukça etkileyen hastalıklar arasında bulunan hemoroid, makat kısmındaki damarların bir veya birden fazla nedenden ötürü etkilenmesiyle meydana gelir. Bu bölgedeki damarlar genellikle genişler, şişer veya bazı durumlarda aşağı doğru sarkar. Bu noktada hemoroid nedir sorusuyla beraber hastaların en çok merak ettiği konulardan birisi de bu rahatsızlığın neden meydana geldiğidir. 

Hemoroid oluşumunu tek bir nedene bağlamak çok doğru bir yaklaşım değildir. Bu hastalığın oluşumunda genellikle fazla kilo, kabızlık, tuvalette uzun süre ve şiddetli ıkınma, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, gebelik veya bağırsak alışkanlıkları etkili olabilir. Hemoroid gelişiminde temel mantık, makat bölgesinde bulunan damarlar üzerinde basıncın artırılmasıdır. Dışkılama sırasında uzun süreler güçlü şekilde ıkınmak, basur oluşumuna davetiye çıkarır. Özellikle kabızlık sırasında uzun süre tuvalete çıkamama sorunu, bireyleri daha fazla ıkınmaya iter. Bu nedenle kabızlık, hemoroid oluşumunu hızlandırabilir. 

Ikınma olmasa bile tuvalette uzun süre vakit geçirmek de hemoroid oluşumuna zemin hazırlayabilir. Dışkılama bitse de tuvalette zaman geçirmek, telefonla uğraşmak, gazete ve kitap okumak gibi uzun süreler aynı pozisyonda kalınmasını sağlayan aktiviteler makat bölgesindeki damarlara doğal yoldan basınç uygulamak anlamına gelir. Bu yüzden hemoroid oluşumunu yalnızca ıkınmak değil, tuvalette gereksiz süre geçirmek de tetikler.  Beslenme alışkanlıkları da basur oluşumunu yakından etkileyen hususlardan biridir. Vücuda giren besinlerde yeteri kadar lif olması gerekir, aksi taktirde dışkı daha sert hale gelerek kabızlık oluşumuna sebebiyet verebilir. Bununla beraber gebelik döneminde rahmin vücuda basınç oluşturması, bu dönemde değişen beslenme alışkanlıkları ve hormonal değişimler de basuru tetikleyebilir. Basıncı etkileyen bir diğer husus da fazla kilolardır. Özellikle hareketsiz yaşam ve düzensiz beslenme kabızlığa, kabızlık da dolaylı yoldan basura neden olabilir. 

Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

Halk arasında basur olarak adlandırılan hemoroidin belirtileri değişiklik gösterir. Bu noktada hemoroid sorunu bazı bireylerde uzun bir süre kendini belli etmezken bazı bireylerde kanama, ağrı veya hareket sırasında aşırı rahatsızlık olarak meydana çıkabilir. Bununla beraber iç hemoroidlerde kanama daha belirgin bir belirtiyken, dış hemoroidlerde belirtiler genellikle ağrı, şişlik veya hassasiyet artışı olarak görülebilir. 

Hemoroid hastalığının en belirgin belirtileri şunlardır: 

  1. Makatta kanama: Basurun en belirgin ve korkutucu belirtisi şüphesiz makatta meydana gelen kanamadır. Özellikle dışkılama sırasında veya sonrasında meydana gelen bu sorun, çoğu zaman parlak kırmızı renktedir. 
  2. Makatta kaşıntı: Makatta kaşıntı da hastaları günlük hayatta en çok zorlayan belirtilerden birisidir. Makat bölgesinde oluşan hassasiyet artışı veya hemoroidle beraber gelişen mukus, kaşıntının artmasına neden olabilir. Bu belirti, gün içinde bireylerin sürekli rahatsızlık hissetmesine ve kaşınma ihtiyacı duymasına sebebiyet verir. 
  3. Ağrı ve hassasiyet artışı: Bu belirtiler özellikle dış hemoroidlerde meydana gelir. Bölgede sürtünme gerçekleştikçe ağrı da artar, zamanla oturmak bile bireye acı verecek hale gelebilir.
  4. Makatta şişlik: Anüs bölgesinde hissedilen şişlik de basur belirtilerinden biridir. Bu şişlik yumuşak veya sert olabilir. Makatta şişlik, kişinin günlük yaşamını etkileyen bir belirtidir. 
  5. Ele gelen meme: Kişinin makat ve çevresinde ele gelen bir meme veya kitle de belirtiler arasında kendine yer bulur. Dış hemoroid veya dışa sarkmış iç hemoroid durumlarında ele gelen meme belirtisi daha sık görülür. 
  6. Dolgunluk hissi: Bu belirti, genellikle dışkılama sonrasında hissedilen dolgunlukla açıklanabilir. Dışkılama tamamlansa bile makat bölgesinde sanki dışkılama bitmemiş gibi basınç hissedilmeye devam eder.
  7. Dışkılama sonrası rahatsızlık hissi: Dışkılama sonrasında makat bölgesinde oluşan yanma, kaşıntı veya bunlar gibi rahatsız hissiyatlar da belirtilerdendir.

Bu noktada belirtmek gerekir ki, her bireyde ortaya çıkan kesin bir belirtisi yoktur. Yukarıda saydığımız belirtiler, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bazı bireylerde tek bir belirti meydana gelirken bazılarında ise birden fazla belirti oluşmaktadır. 

Basur Nasıl Anlaşılır?

Yukarıda da açıklandığı gibi, basurun belirtileri oldukça fazla ve açıktır. Bu nedenle kişiler, basur sorunu olup olmadığını fark edebilirler. Ancak bireyler basur nedir veya basur nasıl anlaşılır sorusunu araştırırken unutmamalıdır ki kanama, şişlik veya ağrı gibi belirtiler başka hastalıkların belirtisi de olabilir. Bu nedenle kesin ve en güvenilir tanı, basur belirtileri görüldüğü anda uzman hekime danışarak verilebilir.  Bununla birlikte birey rektal kanama ile karşılaştığında bu durumu hemen basura bağlamamalıdır. Rektumdan gelen kanama basura işaret ettiği gibi aynı zamanda poliplerden kolorektal hastalıklara, inflamatuvar bağırsak hastalıklarından anal fissürlere kadar farklı hastalıklara da işaret edebilir. Bu nedenle sürekli olarak tekrarlayan rektal kanama durumlarında hekime yönlenmek öncelikli hedef olmalıdır. Yani bireyin basur olup olmadığına, hekim karar verebilir. Ancak birçok hastalığın aksine basurun belirti çeşitleri daha fazla ve anlaşılırdır. Bireyler, daha önce yukarı belirttiğimiz belirtilerle karşılaştıkları zamanlarda basur olup olmadıkları hakkında ön fikir edinebilirler. 

Hemoroid Türleri Nelerdir?

Hemoroid hastalığı, yapısı gereği tek tip bir hastalık değildir. Basur sorunu, oluştuğu bölgeye ve damar yapılarının bulunduğu alana göre farklı çeşitlere ayrılabilir. Bu ayrım, yalnızca hemoroid türünü adlandırmak açısından değil, meydana gelen belirtilerin değerlendirilmesi ve uygun tedavi yöntemine karar verilmesi açısından da önemlidir.

Anüs ve rektumun birleşiminde bulunan anal kanal, birbirinden farklı doku yapılarına ve sinirsel özelliklere sahiptir. Basur oluşan damar yapılarının konumu, belirtilerin şeklini değiştirebilir. Örnek vermek gerekirse bazı basurlar uzun süre ağrı veya sızı gibi belirtiler oluşturmadan yalnızca kanamayla kendini belli edebilirken bazıları ise henüz çok küçük boyutlardayken dahi şiddetli ağrı ve kaşıntıya neden olabilir.

Bu farklı yapı ve belirtilere göre hemoroidler, iç ve dış hemoroid olmak üzere iki ana grupta incelenir. Bu hemoroid çeşitlerinin oluşum biçimleri ve ortaya çıkardıkları belirtiler birbirinden farklıdır.

İç Hemoroid Nedir?

İç hemoroid, rektumun alt kısmı ve anal kanal iç kısmı arasında oluşan bir basurdur. Genellikle dışarıdan görünmeyen iç hemoroidin, başlangıçta hissedilmesi zor olabilir. Anal kanalın iç kısmının ağrı eşiğinin dış anal bölgeye göre daha farklı olması nedeniyle erken evre iç hemoroidler genellikle belirgin ağrılar oluşturmazlar. 

Bu hemoroid türünün en net belirtisi, dışkılama sırasında meydana gelir. Dışkılama sırasında dışkı yüzeyinde, peçete de veya tuvaletin yüzeyinde parlak kırmızı kan görülür. İç hemoroid büyüdükçe dışkılama sırasında dışarı doğru sarkabilir. Prolapsus adı verilen bu durumda bazı zamanlar hemoroid içe tekrar dönebilirken kişinin elle geri itmesi de gerekebilir. Hatta ilerlemiş ve daha ciddi vakalarda sürekli olarak dışarıda dahi kalabilir.  

Dış Hemoroid Nedir?

Dış hemoroid, iç hemoroidin aksine anlaşılması daha kolay olan ve belirtileri daha net olan hemoroid türüdür. Anüs çevresindeki derinin altında ortaya çıkan bu hemoroid, kişinin makat bölgesi etrafında şişlik, kaşıntı veya ele gelen meme şeklinde belirti gösterebilir. Bu hemoroid türü özellikle oturma, dışkılama veya yürüme sırasında rahatsızlığı arttırabilir. 

Dış hemoroid türünün iç kısmında kan birikmesi sonucu pıhtı oluşması durumuna tromboze dış hemoroid adı verilir. Bu durumlarda genellikle aniden yoğunlaşan ağrı, oldukça sert ve hassas bir şişlik ortaya çıkar. Bu şişlikler mor, koyu kırmızı veya koyu mavi gibi renklerde olabilir. Anüs çevresinde bulunan her şişlik dış hemoroid anlamına gelmez. Bu bölgede şişlik çıktığı taktirde uzun süre devam eden veya zamanla büyüyen şişlikler hemoroid olarak değerlendirilebilir. Ancak en doğru teşhisin koyulması için mutlaka uzman bir doktora başvurulması gerekir. 

Hemoroid Nasıl Teşhis Edilir?

Hemoroidin ilk teşhisi aslında bireyin kendi vücudunda meydana gelen hemoroid belirtilerini fark etmesidir. Bu belirtilerin bazıları farklı hastalıkların belirtileri de olabileceği için kişi her ne kadar kesin karar veremese de doktora gitmeye karar vermek için bu belirtiler yeterli olmalıdır. Alanında uzman bir hekime başvurulduğu taktirde hastaya yapılan ilk işlem, detaylı muayenedir. Fiziksel muayenenin yanı sıra hekim, belirtilerin ne kadar süre önce başladığı, ne sıklıkla devam ettiği, dışkılama sırasında ağrı olup olmadığı, şişlik bulunup bulunmadığı gibi soruların cevabı almak için hastayla iletişime geçer. Fiziksel muayeneyle beraber bu gibi sorulara alınan cevaplarla birlikte bir değerlendirme yapılır.

Fiziksel muayene sırasında anüs dışında meydana gelen dış hemoroidler teşhis edilebilir. Muayene sırasında anüs çevresini inceleyen hekim tahriş, şişlik, pıhtılaşmış dış hemoroid veya anal fissür gibi herhangi bir problem bulunup bulunmadığını da kontrol eder. 

İç hemoroidlerin muayenesinde ise en doğru sonucu almak için genellikle dijital rektum muayene uygulanmaktadır. Her ne kadar iç hemoroid muayenesinde ön bir değerlendirme yapılsa da iç hemoroidler yumuşak yapıda olabileceği için elle muayene de anlaşılmayabilir. Bu noktada iç hemoroidleri görmeye yardımcı olan, anoskop adı verilen bir cihazla anüsün ve alt rektumun iç kısmı incelenir. Bu işleme anoskopi veya rektoskopi denilir. 

Hemoroid kontrolü sırasında başka hastalıkların varlığından şüphe edildiğinde hekim, sigmoidoskopi veya kolonoskopi çekilmesini de isteyebilir. Bu işlemlerin ana amacı, oluşan hastalıklı durumun hemoroidden mi yoksa başka bir hastalıktan mı kaynaklandığına karar vermektir. Zira gerçekleşen kanamalar, başka bir hastalıktan kaynaklı da olabilir. 

Hemoroid Nasıl Geçer?

Hemoroidin belli başlı bir tedavisi yoktur, bu hastalığın tedavisi süreci her hasta için ayrıdır. Zira tedavi süreçleri hastalığın çeşidine, seyrine veya kişinin günlük yaşamını ne derece etkilediğine göre değişiklik gösterir. Yani basur nasıl geçer sorusunun cevabı, kesin hatlarla belli değildir. 

Basit hemoroid vakalarında yaşam tarzı düzenlenmesi ve bağırsak alışkanlıklarının değiştirilmesi belirtileri azaltabilir. Ancak daha şiddetli olan, sürekli kanayan ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren hemoroidlerde ise daha farklı işlemler ve cerrahi müdahale gerektirebilir. 

Basur tedavisinde evde uygulanacak destekçi yaklaşımlar genellikle dışkıyı yumuşatmak ve kabızlığı önlemek üzere amaçlanır. Beslenme alışkanlığı düzenlenir, bol sıvı tüketilir ve dışkılama sırasında gereksiz ve şiddetli ıkınmadan kaçınılır. Böylece kalça bölgesinde meydana gelecek basınç azaltılarak basurun etkisinin düşürülmesi hedeflenmektedir. Bunun yanında ılık oturma banyoları da ağrı ve acı hissinin azalmasına yardımcı olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki bu yöntemler hemoroid oluşumunun altında yatan ana nedeni ortadan kaldırmaz; yalnızca belirtileri kısa süreliğine hafifletir. Hemoroidin uzun süre geçmediği, sık ve şiddetli kanadığı durumlarda ise mutlaka hekime gözükmek gerekmektedir. 

Hemoroid Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hemoroid tedavisinde iki amaç vardır. Bu amaçların ilki, mevcutta var olan hemoroidin tedavi edilmesi; ikincisi ise dışkılama alışkanlıklarını düzenleyerek hemoroidin oluşmasını ve kötüleşmesini sağlayan faktörleri baskılamaktır.  Zira hemoroid anlık olarak düzeltilse dahi bağırsak alışkanlıkları aynı şekilde devam ettiği sürece hemoroidin tekrarlanması işten bile değildir.

Hafif hemoroid vakalarında genellikle beslenme alışkanlıkları düzeltilir. Bu hastalığını tetikleyen ana faktörlerin başında kabızlık geldiği için dışkılamanın sorunsuz olacağı şekilde beslenme alışkanlıkları düzene sokulur. Bu süreçte vücuda giren besinlerdeki liflerin dengesine dikkat edilir, yeterli miktarda sıvı tüketilir ve dışkının kolayca vücuttan atılması için zemin hazırlanır. 

Şikayetlerin devam ettiği iç hemoroidler için bazı durumlarda cerrahi olmayan girişimsel tedaviler uygulanabilir. Bu tedavilerin en bilineni lastik bant ligasyonudur. Hemoroidin tabanına küçük bir bant yerleştirilen bu işlemle basur dokusunun kan dolaşımı azaltılarak zaman içinde dokunun küçülmesi hedeflenir. Bir başka girişimsel tedavi de basur dokusuna özel bir madde enjekte edilen skleroterapidir. Bu işlem de aynı bant işlemi gibi dokunun küçülmesini hedefler. 

Tüm bu tedavi yöntemlerine hekimler muayene sonrasında karar vermelidir. Evde yapılması önerilen davranışlar sonrasında hemoroid sorunu geçmediği taktirde mutlaka uzman bir hekime başvurmak gerekir. Girişimsel tedavilerin yanıt vermediği veya direkt cerrahi müdahale gereken durumlarda tek seçenek, cerrahi müdahale olacaktır. 

Hemoroid Ameliyatı Nedir?

Hemoroid ameliyatı, kişinin hayatında yapması gereken düzenlemelerin fayda vermediği, ilaçların veya girişimsel işlemlerin etkisini göstermediği durumlarda başvurulan cerrahi işlemlerdir. Bu işlemler özellikle boyutu büyük olan dış hemoroidlerde, dışarı sarkan iç hemoroidlerde, şiddetli kanamalarda veya diğer yöntemler denenmesine rağmen sonuç alınamayan vakalarda değerlendirilir. 

Klasik cerrahi müdahalelerin başında hemoroidektomi gelmektedir. Anesteziyle yapılan bu işlemin ana amacı vücutta sorun oluşturan hemoroid dokusunu ciltten kalıcı olarak uzaklaştırmaktır. Bu ameliyat sonrası iyileşme dönemi oldukça önemlidir. Ameliyat sonrasında anüs bölgesini tekrar zorlamamak için beslenme alışkanlıklarına çok dikkat etmek gerekir. Zira kabız veya kabızlığa yakın olmak, taze ameliyatlı bölgenin tekrar zorlanması anlamına gelir. 

Hemoroid Kanaması Nasıl Olur?

Hemoroid kanaması genellikle iç hemoroidlerde sıkça görülür. Özellikle kabızlık sırasında dışkı dışarı çıkmakta zorlanır ve iç hemoroid daha fazla kasılarak dışkı çıkışı sırasında kanama gerçekleşebilir. Tahrişin artmasıyla meydana gelen kan dışkı üzerinde, peçete de veya tuvalet yüzeyinde görülebilir. 

Kanamanın miktarı da zorlanmaya, bölgenin tahriş oranına, hemoroidin durumuna göre değişiklik gösterebilir. Sık ve uzun süreli tekrarlanan kanamalar ihmal edilmemelidir. Çünkü makat bölgesinde gerçekleşen her kanama sadece hemoroidden kaynaklı gerçekleşmez. Bu durum, başka hastalıkların oluştuğuna da işaret edebilir. Bu nedenle sık ve uzun kanamayla karşılaşan bireylerin mutlaka en kısa zamanda alanında uzman bir hekime muayene olması tavsiye edilir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

1. Skleroterapi: Hemoroid memesi üzerine çok ince bir iğneyle memeyi büzüp küçültecek ilaç verilir.

2. Band ligasyon: Hemoroid memesinin dibine özel bir aletle lastik bant yerleştirilir. Bu şekilde memenin beslenmesi bozularak düşmesi sağlanır.

3. İnfrared koagülasyon: Özel bir cihazla memeye ışık verilerek büzüşmesi sağlanır.

Hangi yöntemin uygulanacağı memelerin durumuna ve hastanın yakınmalarına göre belirlenir.
İlerlemiş vakalarda ameliyat önerilir. Ameliyat tamamen uyutularak (genel anestezi altında) , belden aşağısı uyuşturularak (spinal anestezi altında) veya makat çevresi uyuşturularak (lokal anestezi altında) yapılabilir. Ameliyat için değişik seçenekler mevcuttur. Ameliyat yöntemine hastanın muayenesine göre karar verilir.

Klasik ameliyatta hemoroid memesi kesilerek çıkarılır. Bu yöntemde ameliyat sonrası ağrı fazladır. Ameliyat sonrası yaklaşık 2 hafta istirahat verilir.
Longo yönteminde ise özel bir alet ile hemoroidlerin üstünden halka şeklinde doku çıkarılır. Bu yöntemde ağrı klasik yönteme göre daha azdır. İstirahat süresi de genelde daha kısa olur.

4. Lazerle Hemoroid Tedavisi : Lazer probu ile hemoroid memesinin tedavi edilmesi prensibine dayanan tedavi yöntemidir.
Uygun olan hastaların tümünde tedavide ilk tercih olmaktadır. Lazer yöntemi hasta açısından oldukça konforlu bir tedavi yöntemidir. Operasyon esnasında ve sonrasında kanama çok az olmakta ya da hiç olmamaktadır. Hastalar aynı gün veya bir gün sonra sosyal hayatlarına geri dönebilmektedir. Geniş doku çıkarımı olmadığı için operasyon sonrası dışkı ve gaz tutmada problem yaşanmaz. 10 – 15 dakika süren operasyon sonunda hasta tamamen tedavi edilir.
Lazerle hemoroid ameliyatları sonrasında tekrarlama şansı düşüktür.

    * Verdiğiniz kişisel veri ve iletişim bilgileriniz, Kaş Sağlık Hizmet ve Ürünleri Kimya San. Tic. Ltd. Şti (Kaş Tıp Merkezi) tarafından Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kayıt altına alınır, işlenir ve muhafaza edilir. Detaylı bilgi için kişisel verilerin korunması ve işlenmesi politikamızı* ve aydınlatma metnini* okuyabilirsiniz.
    Go to Top