Siğil Tedavisi

Siğil Tedavisi2026-09-24T06:35:03+03:00
anorektal hastalıkların tedavisi

Oluşum yerine ve görünüme göre günlük yaşamı fiziksel ve psikolojik olarak ciddi şekilde etkileyebilen siğiller, cildin farklı noktalarında ortaya çıkabilir. Ciltte oluşan çoğu siğil genellikle iyi huylu olsa da bulaşı riski taşıması mutlaka siğil tedavisi gerekliliğini ortaya çıkarır.

Siğil, tedavi edilmediği taktirde hastanın vücudunun farklı noktalarına da taşınabilir. Bu noktada uygulanacak tedavi, lezyonun özelliklerine göre farklılık göstermektedir. Siğil tedavisi yalnızca ciltte bulunan çıkıntının ortadan kaldırılması değildir. Tedavi öncesinde siğilin bulunduğu bölge, büyüklüğü, taşıdığı karakteristik özellikler, sayısı, ne kadar zamandır bulunduğu, hastanın yaşı ve bunlara benzer bilgiler değerlendirilerek bir tedavi yöntemi planlanır.

Siğil Neden Olur?

Ciltte siğil oluşumunun ana nedeni, insan papilloma virüsü olarak bilinen HPV’nin cildin veya mukozanın üst tabakasında bulunan hücreleri enfekte etmesidir. Birçok farklı tipi bulunan HPV’nin bir kısım çeşitleri el, ayak, parmak, diz ve dirsek gibi bölgelerde oluşan siğillerle ilişkiliyken bazı çeşitleri de anal ve genital bölgede siğil oluşumunu tetikleyebilir. HPV’nin bu çeşitliliğinden ötürü tüm siğil çeşitlerinin taşıdığı risk ve görünümü aynı değildir. 

Bu virüsün yayılması genellikle temas yoluyla gerçekleşir. Ancak virüse temas eden tüm bireylerde siğil oluşumu gerçekleşmeyebilir. Bu noktada virüs, ciltte bulunan açık yara, çatlak veya çizik gibi deforme kısımdan üst deri tabakasına kolaylıkla girebilir. Bu nedenle özellikle virüs bu kısımlara temas ederse bulaşı riski katlanarak artabilir. Ciltte mevcut olan siğilin farklı bir bölgeye taşınması da tırnak yeme, tırnakları derin kesme, çevresindeki deri kısmı koparma, tıraş sırasında cildin tahriş olması gibi etkenlerle gerçekleşebilir. Ayrıca mevcut siğili kesilmesi veya koparılması da siğilin farklı bir noktaya taşınma riskini artırmaktadır. 

Siğil nasıl bulaşır sorusuna verilebilecek genel geçer bir cevap yoktur. Bu hastalığın bulaşmasında en büyük etken doğrudan ten teması olsa da ortak kullanılan havlu, tırnak makası, tıraş makinesi veya terlik gibi ortak eşyalardan da bulaşı gerçekleşebilir. Ayrıca ayak tabanında siğil oluşmasının en büyük etkenleri de genellikle hijyenik olmayan ortak alanlarda çıplak ayakla dolaşmaktır. Spor salonu, havuz veya ortak kullanılan duş alanları bu konuda örnek verilebilir. Genital bölgede ortaya çıkan HPV türleri de genellikle cinsel yolla temas sonucu bulaşmaktadır. 

Bazı durumlarda siğile temas sonrası bireylerde siğil oluşumu hemen gerçekleşmeyebilir. Bağışıklık sistemi vücuda giren bazı virüsleri baskılayabildiği için siğile temas eden her bireyde siğil oluşum süreci aynı olmaz. Siğilin ortaya çıkış süreci haftalar veya ayları sürer. Bununla beraber çocuklar veya gençler gibi bağışıklık sistemi çok güçlü olmayan bireylerde viral siğil ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir. 

Siğil Çeşitleri Nelerdir?

Ortaya çıkma bölgelerine göre insanların fiziksel ve psikolojik olarak etkilenmelerine sebep olan siğiller, yerleşim bölgelerine ve görünümlerine göre tıpta farklı gruplara ayrılmaktadır. Bu noktada başlıca siğil çeşitleri şunlardır:

  1. Yaygın Siğiller: Yaygın siğil çeşidinin vücutta en çok görüldüğü kısımlar el, ayak, parmaklar, tırnaklar ve çevresi, diz ve dirsek gibi bölgelerdir. Sert, kabarık veya pürüzlü yüzeye sahip olabilen bu cilt sorunu genellikle cildin renginde veya kahverengi ve griye yakın tonlarda olmaktadır. Bahsi geçen bölgelerde tek bir siğil olarak başlayabilen bu sorunlar zaman içinde yayılarak aynı veya farklı bölgelerde birden fazla siğil olarak da ortaya çıkabilir. Bu noktada özellikle tırnak ve çevresinde ortaya çıkan siğiller ağrıya sebebiyet verebilmektedir. Bazı zamanlar cilt yüzeyinde küçük siyah noktalar da oluşabilir. Bu noktalar üzerinden tahlil ve muayene olmadan kesi tanı koymak doğru değildir. Çünkü nasır veya benzeri oluşumlar da siğile çok benzeyen cilt lezyonu oluşturabilir.
  2. Plantar Siğiller ve Ayak Siğilleri: Ayak tabanında oluşan siğil türüne plantar siğil denir. Genellikle nasırla karıştırılan bu siğil türü, vücut ağırlığının meydana getirdiği basınçtan dolayı dışa ve yanlara doğru büyümek yerine cildin içine doğru büyüyebilir. Plantar siğil oluşumu sonrasında yürürken veya ayakta dururken ağrı veya batma hissi duyulması olası bir durumdur. Özellikle nemli ortak alanlara çıplak ayakla temastan bulaşan bu siğiller tek bir siğil şeklinde ayakta görülebileceği gibi küçük siğillerin yan yana gelmesiyle mozaik bir görüntü de oluşturabilirler. 
  3. Anogenital Siğiller: Anogenital siğillerin oluşumunda genellikle cinsel yolla bulaşan HPV türleri etkilidir. Genital bölge, anüs, kasık çevresi ve bu bölgelere yakın mukozalarda ortaya çıkabilirler. Genital bölgeden oluşan her çıkıntı mutlaka siğile işaret değildir. Bu bölgede kıl kökü iltihabı görülebileceği gibi cilt uzantıları, molloskum kontagiozum ve diğer anatomik yapılar siğille karıştırılabilir. Bu nedenle bireyler kendi gözlemleri ve elle muayaneleri sonrasında bilinçsiz şekilde ilaç kullanmaya başlamamalı, mutlaka bir uzmana görünmelidir.

Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır? 

Ciltte oluşan siğil sorununun her hastada mutlaka uygulanan bir tedavi yöntemi yoktur. Uzman hekim tarafından yapılan muayene sırasında siğilin boyutu, ne zamandır ciltte olduğu, sayısı, bulunduğu yeri ve genel görünümü detaylıca incelenir. İnceleme sonrasında hekim, hastaya en uygun şekilde tedavi sürecini başlatır.

Bazı siğil çeşitlerine müdahale edilmez ve kendiliğinden kaybolması beklenir. Zira bazı bireylerin bağışıklık sistemleri güçlüdür ve oluşan siğile karşı direnç oluşturabilir. Ancak ağrı, tahriş, yanma, kanama veya yayılma gibi ciddi sorunların olduğu siğillerin tedavi edilmesi gerekir. 

Bu noktada tekrar belirtmek gerekir ki siğile ne iyi gelir sorusunun mutlak bir cevabı yoktur. Siğil oluşumu sonrasında hekime başvurmak ve en iyi tedavi yöntemi için profesyonel destek almak gerekmektedir. Siğil tedavisinde profesyonel destek çeşitleri arasından en bilinenleri topikal tedaviler, kriyoterapi ve girişimsel yöntemlerdir. 

Topikal Tedaviler 

Bu tedavi türünde siğilin üzerine doğrudan ilaç veya solüsyonlar uygulanır. Bu ilaç ve solüsyonların içinde genellikle salistik asit denilen etken madde bulunur. Yaygın ve plantar siğil çeşitlerinde kullanılır. Bu ürünlerin tedavide tercih edilmesindeki en büyük neden, siğilin kalınlaşmış tabakasını zamanla inceltebilmeleridir. Bu noktada tercih edilen bu tedavi yönteminin sonuç vermesi için ilaçların düzenli şekilde kullanılması gerekir. Bununla beraber bazı siğil türlerinde bağışıklığı düzenleyen ve hücre çoğalmasının önüne geçen krem türleri de tercih edilmektedir. 

Kriyoterapi

Siğil tedavisinde tercih edilen yöntemlerden birisi de kriyoterapi yöntemidir. Siğil dokusunun azot kullanılarak dondurulması olan bu yöntemin uygulanması sırasında yanma, batma veya hafif ağrı hissedilebilmektedir. Uygulama sonrasında da bölgede kızarıklık, su toplama, şişlik veya kabuklanma görülebilir. Bu süreçlerin hepsi normal süreçlerdir ve korkulacak bir durum yoktur.

Siğilin büyüklüğüne ve şekline göre birden fazla kriyoterapi seansı gerebilir. Her ne kadar evde kullanılmak üzere dondurucu ürünler geliştirilse de bu ürünlerin etkisi klinikte yapılan detaylı ve teknik tıbbi uygulamayla aynı sonucu vermez. Aksine yanlış uygulamalar bölgenin hassasiyeti artırabilirken aynı zamanda ciltte yara oluşmasına da neden olabilir. 

Girişimsel Yöntemler

Girişimsel yöntemler genellikle siğil tedavisinde en son başvurulan tedavi yöntemidir. Özellikle topikal tedavilere ve azotla dondurma işlemine yanıt vermeyen siğillerin tedavisinde girişimsel yöntemlere başvurulur. Bu noktada büyük, derin ve sürekli olarak tekrarlayan siğillerin tedavisi için girişimsel yöntemler oldukça uygun bir tedavi yöntemidir. 

Girişimsel yöntemler arasında küretaj, cerrahi müdahale, lazer uygulamaları ve elektrokoterizasyon seçenekleri bulunmaktadır. Hekim tarafından yapılan detaylı inceleme ve muayene sonucunda hasta için en uygun ve iz bırakmayacak girişimsel yöntem üzerinde karar kılınır. 

HPV siğil tedavisi her ne kadar görünen siğillerin ortadan kaldırılmasını amaçlayan tedavi yöntemleri olsa da uygulama sonrasında virüsün vücuttan kesin olarak temizleneceğini garanti etmez. Tedavi sonrasında aynı bölgede veya vücudun farklı noktalarında siğil oluşumu görülebilir. 

Evde siğil tedavisi vaadiyle satılan siğil kremleri ve kimyasal maddelerden; siğili kesme, yakma, iğ bağlama veya delme gibi agresif uygulamalardan kaçınmak gerekmektedir. Bu yöntemler siğilin tedavi edilmesinden çok enfeksiyon kapmasına veya farklı alanlara yayılmasına neden olabilir. Bu nedenle siğil tedavisi için mutlaka uzman bir doktora başvurmak gerekir. 

Lazerle Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır?

Lazerle siğil tedavisi de siğil tedavisinde uygulanan yöntemlerden birisidir. Bu yöntem, lazer aracılığıyla siğil üzerine enerji vererek siğili tahrip etmeyi ve dağılmasını sağlamayı amaçlar. Bu işlem sırasında kullanılacak lazerin türü siğilin boyutuna, bulunduğu bölgeye ve derinliğine göre değişebilir. Bu değişkenlere göre lazerle siğil tedavisi sırasında bölge anestezik krem veya iğne ile lokal olarak uyuşturulur. 

Lazerle tedavi yöntemi diğer basit tedavilere yanıt vermeyen siğillerde tercih edilir. Tekrarlayan, büyümeye devam eden veya ciddi şekilde kalınlaşmış siğillerin tedavisinde kullanılır. Yani ciltte meydana çıkan her siğilin tedavisinde ilk tercih değildir. Lazerle tedavi için uygulanacak seans da lezyon büyüklüğüne, sayısında ve siğilin tedaviye verdiği tepkiye göre değişiklik gösterir.

İşlem sırasında lokal anesteziden dolayı ağrı veya acı hissedilmese de anestezi etkisi geçtikçe uygulama bölgesinde hassasiyet artışı hissedilebilir. Ayrıca bölgede kabuklanma, kızarıklık ve renk değişikliği de görülebilir. Özellikle kabuklanma olduğunda kabuğun koparılmaması, doktorun hasta için belirlediği pansuman takvimine uyulması gerekir. Bu uygulamada cilt tipine, uygulama derinliğine ve bölgeye göre renk değişikliği riski bulunmaktadır. Bu nedenle lazerle siğil tedavisi işlemini alanında uzman ve deneyimli bir hekimin yapması gerekmektedir. 

Ayakta Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ayakta siğil tedavisi öncesinde belirlenmesi gereken bir husus vardır. Bu husus, ayaktaki deri sorununun nasır veya başka bir deri sorunu olup olmadığıdır. Ayakta oluşan plantar siğiller günlük yaşamda vücut ağırlığının ayaklara binmesi nedeniyle basınçla beraber içe doğru büyüyebilir. Bu durum, ayakta ağrının artmasına ve yaşam kalitesinin ciddi şekilde zarar görmesine sebebiyet verir. 

Ayaktaki siğilin tedavisi öncesinde detaylıca muayene yapılır. Muayene sırasında siğilin yüzeyi, boyutu, hassasiyeti, kılcal görünümü ve deri çizgileri özellikle incelenir. Hatta hekimin gerek duyması halinde oluşumdaki kalın tabaka kontrollü şekilde bir miktar açılarak incelenebilir.

Ayakta bulunan siğilin tedavisinde topikal yöntemler, kriyoterapi ve hastalar için uygun görülmesi halinde girişimsel yöntemlere başvurulabilir. Bu noktada basınçtan dolayı kalınlaşıp sertleşen siğile ilacın etki etmesi için tedavinin sabırla ve düzenli olarak sürdürülmesi önem taşır. 

Ayakta siğil bulunan bireylerin kesinlikle yapmaması gereken bazı hususlar vardır. Özellikle siğilin kesilmemesi, ayağa törpü vurulmaması, ayağa törpü vurulmuşsa bu törpünün vücudun başka bölümünde kullanılmaması gerekir. Bunun yanında nemli olan ortak alanlara çıplak ayakla temas edilmemeli, çoraplar nemlendiğinde yenisiyle değiştirilmelidir. Bu hususlara dikkat edilmediği taktirde siğilin bulaşı riski ciddi oranda artış gösterir. 

Ayakta oluşan siğilin tedavisinde hasta kendi başına işlemler yapmamalıdır. Özellikle bağışıklık sisteminin düşük olduğu bireylerde yaralar geç iyileşeceğinden dolayı ayaktaki siğile verilen bir zarar, uzun süreli sorunların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Bu nedenle bireylerin bu hastalık için profesyonel destek almaları önerilmektedir.

Genital Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır?

Genellikle cinsel temas veya yakın ten temasıyla bulaşan HPV tipleriyle ilişkili genital siğiller, çoğunlukla kasıkta ve anüs çevresinde ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklarda tanı genellikle hekim tarafından koyulur ve inceleme sırasında herhangi bir şüpheli beze, kanama veya farklı bir hastalık olasılığı varsa hekim ek inceleme veya biyopsi talep edebilir.

Genital siğil tedavisi gözle görünen lezyonları tedavi etmeyi, şikayetleri azaltmayı ve yayılma olasılığını düşürmeyi amaçlar. Bu siğil çeşidinin tedavisinde belirli koşullarda kullanılabilen reçeteli kremler, cerrahi müdahale, kriyoterapi veya lazer uygulamaları tercih edilebilir. Hastanın genel sağlık durumu, siğilin büyüklüğü, etkilediği alan ve yayılma potansiyeline bağlı olarak hekim, yukarıda belirtilen tedavi yöntemlerinden en uygununu seçer. 

Genital siğil tedavisinde lezyonlar temizlendiğinde virüsün vücuttan tamamen atıldığı kanısına varılamaz. Virüs ciltte uzun süreler belirti göstermeden durabilir ve siğiller tedaviden sonraki süreçte tekrar ortaya çıkabilir.  Bu nedenle tedavi sonrası kontrollerin aksatılmaması, genital bölge ve çevresinde yeni bir lezyon fark edildiğinde değerlendirmeye alınması ve doktorun önerdiği tarama programlarına harfiyen uyulması gerekir. 

Genital siğilin tedavisinde evde reçetesiz ilaçların kullanılması tavsiye edilmez. Özellikle el ve ayak siğillerinde kullanılan ilaçların genital bölge siğilinin tedavisi amacıyla kullanılması ciltte ciddi yanık ve yaraların oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle genital bölgede oluşan siğilin tedavisinde mutlaka hekime başvurmak gerekir.

    * Verdiğiniz kişisel veri ve iletişim bilgileriniz, Kaş Sağlık Hizmet ve Ürünleri Kimya San. Tic. Ltd. Şti (Kaş Tıp Merkezi) tarafından Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kayıt altına alınır, işlenir ve muhafaza edilir. Detaylı bilgi için kişisel verilerin korunması ve işlenmesi politikamızı* ve aydınlatma metnini* okuyabilirsiniz.
    Go to Top